Tarım ve hayvancılık yalnızca bir sektör değil; gıda güvenliğinin, kırsal istihdamın ve toplumsal huzurun sigortasıdır. Soframıza gelen her lokmanın arkasında bir çiftçinin alın teri, bir ziraat mühendisinin bilgisi ve yılların emeği vardır. İşte bu yüzden tarım, ülke ekonomisinin gerçek lokomotifidir.
Bugün çiftçi üretimin merkezindedir; ancak yalnız bırakıldığında üretim sürdürülebilir olmaktan çıkar. Bilim, planlama ve rehberlik olmadan verim de kalite de mümkün değildir. Tam da bu noktada ziraat mühendislerinin sorumluluğu, mesleki bir görev olmanın ötesine geçerek toplumsal bir ödeve dönüşür.
Bursa’dan Yükselen Umut
Bursa’da Ziraat Mühendisleri Odası’nın (ZMO) yeni başkanı Veli Koç ve yönetim ekibi, bu sorumluluğun farkında bir anlayışla hareket ediyor. Koltuklarda oturan değil, sahada olan; programdan programa koşan, üreticinin sorununu yerinde dinleyen bir yönetim profili çiziyorlar.
Tarım yalnızca masa başında konuşulmaz; tarım tarlada, bahçede, serada ve ahırda konuşulur. Bursa ZMO yönetimi de tam olarak bunu yapıyor: Sorunları gündeme taşıyor, çözüm önerileri sunuyor ve geleceğe dair umut aşılıyor. Maalesef Tarım ve Orman Bakanlığı, bu planlamaları yaparken ziraat mühendislerinin kurumsal görüşlerini yeterince dikkate almıyor ve bu durum sahada büyük aksaklıklara yol açıyor. ZMO Bursa Şubesi, tam da bu noktada yoğun bir çaba sarf ederek yeni çıkan yönetmeliklere dair olumlu ve olumsuz saha geri bildirimlerini cesurca paylaşıyor. Bu hafta üç farklı hayati konuda yapılan değerlendirmeler, sektör için kritik öneme sahipti.

B-Reçete: Niyet Doğru, Uygulama Sorunlu
Yakında yürürlüğe girecek olan B-Reçete uygulaması, kâğıt üzerinde doğru bir hedefe işaret ediyor: Bitki koruma ürünlerinin kontrollü ve kayıtlı kullanımı. Ancak sahaya indiğimizde tablo pek de iç açıcı değil. Uzman ziraat mühendisi sayısının yetersizliği, SMS doğrulama sistemindeki erişim sorunları, hobi bahçeleri ve peyzaj alanlarındaki belirsizlikler ile ruhsatlı ürün eksikliği üreticiyi köşeye sıkıştırıyor. Sistem kurulurken masadaki teori, tarladaki gerçeklikle örtüşmek zorundadır.
Tarımsal Eğitimde Alarm Zilleri
Türkiye’de bugüne kadar 48 ziraat fakültesinden yaklaşık 150 bin mühendis mezun oldu. Peki, sonuç ne? İşsizlik, plansızlık ve mesleki itibarda ciddi bir erozyon. Plansız açılan fakültelerle nicelik arttı ama nitelik geride kaldı. Genç meslektaşlarımız umutla mezun olurken, karşılarında belirsiz bir gelecek buluyorlar. Oysa tarımın geleceği, ancak sahada karşılığı olan nitelikli mühendislerle mümkündür.
Bursa’da Fırtına, Tarlada Yıkım
Geçtiğimiz günlerde Bursa’da hızı yer yer 120 km/saate ulaşan fırtına, tarımsal üretimi adeta yerle bir etti. Orhangazi’de zeytin ağaçları kökünden söküldü, seralar yıkıldı; bir yıllık emek bir gecede heba oldu. Ortaya çıkan zarar milyonlarla ifade ediliyor. Bu noktada devlet refleksi hızlı olmalıdır: Hasar tespitleri gecikmeden yapılmalı, çiftçinin kredi borçları ertelenmeli ve faiz yükleri tamamen silinmelidir.
Son söz yerine; Tarımı yeniden ülkenin lokomotifi yapmak mümkündür. Bunun yolu üreticiyi yalnız bırakmaktan değil, ziraat mühendislerinin rehberliğinde onlarla omuz omuza yürümekten geçer. Veli Koç ve ZMO Bursa Şubesi’nin duruşu, bize toprağımıza ve geleceğimize sahip çıkma sorumluluğunu bir kez daha hatırlatıyor.


YORUMLAR