Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ferit Gücüyener

Osmangazi’de hayat sadece sokaklarda değil, insanlarda da yaşıyor

Osmangazi’de son günlerde yaşananlara baktığımızda aslında karşımıza tam da böyle bir şehir tablosu çıkıyor.

Günün daha aydınlanmadığı bir saatte, saat 05.30’da başlayan bir buluşma bunun en güzel örneklerinden biri. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, kentin temizliği için sabahın erken saatlerinde görev başına geçen temizlik emekçileriyle aynı sofrada buluştu.

Belki dışarıdan bakıldığında sıradan bir kahvaltı gibi görünebilir. Ama bence değil. Çünkü bir belediye başkanının sabahın erken saatlerinde, herkes daha uykudayken sokakları temizleyen çalışanlarla aynı masaya oturması, emeğin görünür hale gelmesi açısından önemli.

Biz çoğu zaman sabah uyandığımızda temiz sokakları, boşaltılmış çöp konteynerlerini ve düzenli kaldırımları görüyoruz. Fakat bunların arkasındaki emeği çoğu zaman fark etmiyoruz. Oysa bir şehir, sadece gündüz çalışanlarla değil, herkes uyurken çalışanlarla da ayakta duruyor.

Gençler toprağa dokununca

Osmangazi’de dikkat çeken bir başka çalışma ise gençlerin gıdanın topraktan sofraya uzanan yolculuğunu deneyimlediği “Tohumdan Tabağa Deneyim Günü” oldu. Bugün market raflarında gördüğümüz bir ürünün arkasında ne kadar büyük bir emek olduğunu çoğumuz biliyoruz ama belki de yeterince hissetmiyoruz.

Bir tohum toprağa düşüyor, bekleniyor, sulanıyor, emek veriliyor, ürün yetişiyor ve hasat ediliyor. Sonra mutfağa giriyor ve soframıza geliyor. Gençlerin bu süreci sadece anlatımla değil, yaşayarak öğrenmesi oldukça değerli.

Çünkü toprağa dokunan genç, gıdanın kıymetini de daha iyi anlar. Bugün dünyada gıda israfı konuşuluyorsa, sürdürülebilirlik giderek daha önemli hale geliyorsa, çocuklara ve gençlere üretimin değerini anlatmak artık bir tercih değil, ihtiyaç.

Osmangazi’de gerçekleştirilen bu etkinliğin bence en önemli tarafı da burada.

Çocukların kahkahası bir şehrin sesidir

Bir şehrin ne kadar yaşanabilir olduğunu anlamanın yollarından biri de çocuklarına bakmaktır. Çocuklar sokakta güvenle oynayabiliyor mu? Parklarda kahkahalar yükseliyor mu? Aileler çocuklarıyla birlikte zaman geçirebiliyor mu?

Sukaypark’ta düzenlenen Aile ve Çocuk Festivali’nde ortaya çıkan görüntüler, bu açıdan oldukça anlamlıydı. 28-30 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen festivalde çocuklar doyasıya eğlenirken aileler de onlara eşlik etti.

Bazen şehir hayatının yoğunluğu içinde unuttuğumuz bir şey var: Çocukların eğlenmeye ihtiyacı olduğu kadar, ailelerin de çocuklarıyla birlikte güzel anılar biriktirmeye ihtiyacı var.

Bir çocuğun yüzündeki gülümseme belki bir belediye projesinin en büyük ölçülemeyen kazanımıdır. Çünkü yıllar sonra o çocuk büyüdüğünde, “O gün Sukaypark’ta ne kadar eğlenmiştik” diye hatırlayacaksa, geride güzel bir şehir anısı bırakılmış demektir.

30 Ağustos sadece bir tarih değildir

Ağustos ayının son günlerinde Bursa’nın dört bir yanında olduğu gibi Osmangazi’de de 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusu yaşandı. Ancak bazı değerler vardır ki sadece takvimdeki bir tarihten ibaret değildir. 30 Ağustos da bunlardan biri.

Osmangazi’de usta oyuncu Altan Erkekli’nin anlatımı, Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş’ın performanslarıyla sahnelenen “Bir Memleket Hikâyesi”, Büyük Zafer’in anlamını sanat aracılığıyla vatandaşlarla buluşturdu.

Tarih kitaplarında okuduğumuz mücadeleyi sahnede yeniden dinlemek, geçmiş ile bugün arasında bir bağ kuruyor. Çünkü genç nesillere tarihi anlatmanın yolu sadece kitaplardan geçmiyor. Bazen bir tiyatro sahnesi, bazen bir türkü, bazen de bir sanatçının sesi tarihin hafızasını yeniden canlandırabiliyor.

Balkanlar Osmangazi’de buluştu

Osmangazi’nin kültürel zenginliğini ortaya koyan bir başka önemli etkinlik ise Uluslararası NAKEM Balkan Festivali oldu. 20’ncisi düzenlenen festival, Balkan coğrafyasının farklı kültürlerini Osmangazi’de buluşturdu.

Renkli kıyafetler, halk oyunları, müzikler ve gelenekler aynı sokaklarda buluştu. Balkan kültürü Bursa için zaten yabancı değil. Bursa’nın geçmişinde Balkanlardan gelen insanların, ailelerin ve kültürlerin önemli bir yeri bulunuyor.

Bu nedenle böyle etkinlikleri sadece bir festival olarak görmek bana göre eksik kalır. Bunlar aynı zamanda geçmişi hatırlama, kültürü yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarma fırsatıdır.

Festivalin kortej yürüyüşüyle başlaması da bu açıdan anlamlıydı. Farklı ülkelerden gelen halk dansları topluluklarının Osmangazi sokaklarında gerçekleştirdiği yürüyüş, kültürlerin sınırları aşabildiğini bir kez daha gösterdi.

Bir ilçenin hikâyesi

Bütün bu etkinlikleri yan yana koyduğumuzda aslında ortaya tek bir tablo çıkıyor. Sabah 05.30’da işinin başındaki temizlik emekçisi, toprağa dokunan genç, Sukaypark’ta gülen çocuk, 30 Ağustos’un ruhunu sahnede anlatan sanatçılar ve Balkan kültürünü yaşatan dansçılar…

Hepsi Osmangazi’nin farklı yüzleri.

Bir ilçeyi sadece yollarıyla, binalarıyla veya yaptığı projelerle değerlendirmek yerine, insanlarına ne kadar dokunduğuna da bakmak gerekiyor. Çünkü şehir dediğimiz şey aslında beton değil, insandır.

Bir şehri yaşanabilir yapan temiz sokaklar kadar o sokaklarda yürüyen insanların huzuru; yapılan parklar kadar o parklarda oynayan çocukların mutluluğu; düzenlenen festivaller kadar insanların kendini ait hissetmesidir.

Osmangazi’de son günlerde yaşananlara bakınca benim aklıma şu geliyor:

Bir şehrin gerçek zenginliği, içinde yaşayan insanların yüzündeki tebessümdür.

Eğer sabahın 05.30’unda çalışan bir emekçi, festival alanında gülen bir çocuk, toprağı keşfeden bir genç ve kültürünü yaşatan bir insan aynı şehirde kendine yer bulabiliyorsa, o şehir hâlâ güzel bir hikâye anlatıyor demektir.

Osmangazi’nin hikâyesi de biraz emek, biraz kültür, biraz gençlik ve bolca insan sıcaklığı taşıyor.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER