Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ferit Gücüyener

Yıldırım’da sessiz ama derin bir değişim var

Bazı şehirler gürültüyle büyür, bazıları ise sessizce dönüşür…
Yıldırım, son dönemde ikinci yolu seçmiş gibi.

Öyle büyük laflarla anlatılacak bir değişim değil bu. Daha çok insanların hayatına küçük küçük dokunan, ama etkisi zamanla büyüyen bir dönüşüm. Sokakta yürürken, bir sohbetin arasında ya da bir etkinliğin köşesinde fark ediyorsunuz.

Geçenlerde bir tanıdığım, Yıldırım’daki kadın spor merkezine başladığını anlattı. “Kendime zaman ayırmayı unutmuşum,” dedi. Aslında cümle çok şey anlatıyordu. Çünkü mesele sadece spor değil… O kapıdan içeri giren kadın, biraz da kendi hayatına geri dönüyor. Bu şehirde kadınların kendine alan açabilmesi, en az yapılan yollar kadar kıymetli

Bir yanda çocuklar…
Çocuk üniversiteleriyle ilgili bir etkinlikte gördüğüm manzarayı kolay kolay unutmam. Küçücük bir çocuk, yaptığı deneyi anlatırken öyle heyecanlıydı ki… İşte o an anlıyorsunuz; mesele ders değil, mesele merak. Eğer bir şehir çocuklarına merak etmeyi öğret

iyorsa, geleceğini de sağlam kuruyordur.

Bugün ise ayrı bir güzellik vardı şehirde. Tarihi Alev Alatlı mekânında düzenlenen minyatür yarışmasının finali yapıldı. Dereceye girenler plaketlerini aldı. Ama açıkçası orada kazanan sadece ödül alanlar değildi. O ince ince işlenmiş eserlerde, geçmişin izini, kültürün sabrını görmek mümkündü. Böyle etkinlikler, bir şehre ruh kazandırır.

Hemen ardından aklıma gelen bir başka tablo da şu: Geleneksel el emekleri festivali…

 

Stant stant dolaşırken her bir üründe ayrı bir hikâye saklı. Bir iğne oyasında sabır, bir dokuma bezinde emek, bir el işinde yılların birikimi… Bu festival, sadece ürünlerin sergilendiği bir alan değil; aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş değerlerin yeniden hatırlandığı bir buluşma noktası. Üreten kadınların emeğini görünür kılan, geçmiş ile bugünü bir araya getiren sıcak bir ortam.

Bir de işin görünen yüzü var: kentsel dönüşüm.
Evet, Yıldırım’ın yıllardır konuştuğu bir konu bu. Kolay değil, hatta zaman zaman yorucu… Ama artık sadece yıkılıp yapılan binalar değil, değişen bir yaşam hissi var. İnsanlar daha güvenli evlerde oturma fikrine alışıyor, mahalleler yavaş yavaş nefes alıyor.

Tüm bunları yan yana koyunca ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: ha çok hayata dokunma çabası.

Eksikler yok mu? Elbette var. Her şehirde olduğu gibi burada da yapılacak daha çok şey var. Ama önemli olan şu: Yön doğru mu?Görünen o ki, Yıldırım yavaş ama sağlam adımlarla ilerliyor.

Bazen bir şehri büyüten şey yüksek binalar değildir.Bir kadının kendine ayırdığı bir saat, bir çocuğun kurduğu hayal, bir sanatçının sabırla işlediği detay ve bir el emeği ürünün ardındaki hikâyedir.

Yıldırım’da bugün tam olarak bunlar birikiyor. Ve belki de asıl değişim, tam da burada başlıyor.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER