Dünyanın en saygın araştırma kuruluşlarından biri olan Gallup, 2024 yılına ilişkin Global Emotions Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, ülkelerde yaşayan insanların günlük yaşamlarında deneyimledikleri duygusal durumları mercek altına alarak dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Çalışmada ekonomik koşullar, yaşam standartları, stres düzeyi, güven ortamı ve sosyal ilişkiler gibi birçok değişken birlikte değerlendirildi.
Araştırmanın temel amacı, yalnızca ekonomik veriler üzerinden değil, toplumların “duygusal refah” düzeyini ölçmek oldu. Bu kapsamda bireylerin gün içinde hissettikleri öfke, stres, endişe ve mutluluk gibi duygular üzerinden ülkeler karşılaştırıldı.
Dünyanın en sinirli toplumları: Zirvede Orta Doğu ülkeleri dikkat çekti
Raporun en çok dikkat çeken bölümü, ülkelerin duygusal stres ve öfke düzeylerine ilişkin sıralama oldu. Elde edilen verilere göre dünyanın en yüksek öfke oranına sahip ülkesi Lübnan olarak belirlendi.
Lübnan’ın hemen ardından Türkiye’nin listede ikinci sırada yer alması dikkat çekti. Türkiye’de özellikle ekonomik dalgalanmalar, şehir yaşamının getirdiği yoğun tempo ve toplumsal stres faktörlerinin bu tabloya yansıdığı ifade edildi. Araştırma, Türkiye’de bireylerin günlük yaşamda daha yüksek stres ve öfke duygusu yaşadığını ortaya koydu. Sıralamanın devamında Ermenistan, Irak ve Afganistan gibi ülkeler öne çıktı.
Mutluluk haritasında sürpriz: El Salvador zirvede
Gallup raporunun bir diğer dikkat çekici kısmı ise olumlu duyguların yoğun yaşandığı ülkeler oldu. Bu kategoride El Salvador, dünyanın en olumlu duygulara sahip ülkesi olarak öne çıktı. El Salvador’un yanı sıra bazı Latin Amerika ülkelerinin de yüksek mutluluk oranlarına sahip olduğu ifade edilirken, sosyal bağların güçlü olması ve topluluk kültürünün yaygınlığı bu tabloyu destekleyen unsurlar arasında gösterildi.
Yapılan araştırmaya göre dünyanın en sinirli 10 ülkesi şu şekilde:
- Lübnan
- Türkiye
- Ermenistan
- Irak
- Afganistan
- Ürdün
- Mali
- Sierra Leone
- Ekvator Ginesi
- Nijerya
Uzmanlara göre şehirleşme ve stres düzeyi belirleyici rol oynuyor
Raporda yalnızca ülkeler arası karşılaştırma yapılmakla kalınmadı, aynı zamanda toplumların duygusal yapısını etkileyen temel faktörlere de dikkat çekildi. Özellikle hızlı şehirleşme, artan yaşam maliyetleri ve iş hayatındaki yoğun rekabetin bireyler üzerinde ciddi bir stres baskısı oluşturduğu vurgulandı.
Uzman değerlendirmelerine göre, büyük şehirlerde yaşayan bireylerin daha yoğun stres, kaygı ve öfke duygusu yaşama ihtimali daha yüksek. Bunun yanı sıra çevresel faktörler, sosyal izolasyon ve zayıflayan toplumsal bağlar da ruh halini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.
Toplumsal refah için sosyal bağların güçlendirilmesi önerisi
Araştırmada dikkat çekilen bir diğer nokta ise toplumların duygusal iyilik halini artırmaya yönelik öneriler oldu. Sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi, doğayla temasın artırılması ve daha yaşanabilir şehirlerin oluşturulmasının genel ruh haline olumlu katkı sağlayabileceği ifade edildi.


