Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Diyetisyen Eda Dilan Gücüyener

Diyet yapıyorum ama kilo veremiyorum: Asıl mesele ne yediğimiz mi?

Tartıya çıkıyoruz, rakama bakıyoruz ve yine aynı soru geliyor: “Ben nerede yanlış yapıyorum?”

Bir süre ekmeği azaltıyoruz, tatlıyı bırakıyoruz, akşam yemeğini hafifletiyoruz. Birkaç gün, hatta birkaç hafta dikkat ediyoruz. Sonra tartı istediğimiz rakamı göstermeyince bütün motivasyonumuz bir anda kayboluyor.

Oysa kilo verme meselesini yalnızca “az ye, çok hareket et” cümlesine sıkıştırmak çoğu zaman gerçeği anlatmıyor.

Çünkü bazen mesele gerçekten ne yediğimiz değil, nasıl yediğimiz.

Daha az yemek her zaman daha doğru değil

Kilo vermek isteyenlerin yaptığı en büyük hatalardan biri, bir anda çok sert bir diyet programına geçmek.

Sabah birkaç lokma, öğlen küçük bir salata, akşam mümkün olduğunca az yemek…

Tartıda hızlı bir düşüş görmek elbette motive edebilir. Ancak bu düzen uzun süre devam ettirilemediğinde eski alışkanlıklara dönmek kaçınılmaz hale gelebiliyor.

Diyetin sürdürülebilir olması burada büyük önem taşıyor. Çünkü önemli olan üç gün ya da bir hafta kusursuz beslenmek değil, aylar boyunca uygulanabilecek bir düzen oluşturabilmek.

“Sağlıklı” demek sınırsız tüketmek anlamına gelmiyor

Bir başka yanılgı da sağlıklı olduğu düşünülen yiyeceklerin miktarını gözden kaçırmak.

Bir avuç kuruyemiş sağlıklı olabilir. Zeytinyağı kaliteli bir yağdır. Avokado değerli bir besindir.

Ama sağlıklı olan her şeyin sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmiyor.

Bazen gün boyunca “çok sağlıklı beslendim” diyen kişinin farkında olmadan aldığı enerji, kilo verme hedefinin önüne geçebiliyor.

Bir de görünmeyen kaloriler var

Çayımıza attığımız şeker, gün içinde içtiğimiz şekerli kahve, meyve suyu, gazlı içecek…

Bunların her biri küçük gibi görünebilir.

Fakat gün sonunda toplandığında ortaya hiç de küçük olmayan bir tablo çıkabilir.

Bu nedenle kilo verme sürecinde sadece tabağa koyduklarımıza değil, bardağa koyduklarımıza da bakmak gerekiyor.

Hafta içi diyet, hafta sonu telafi…

Sanırım en tanıdık hikâyelerden biri de bu.

Pazartesi yeni bir başlangıç…

Salı kararlılık…

Çarşamba motivasyon…

Perşembe biraz yorulma…

Cuma “hafta sonu zaten…” düşüncesi…

Cumartesi ve pazar ise kontrolün biraz elden kaçması.

Sonra pazartesi yeniden diyet.

Böyle bir döngü içinde kilo verme hedefinin sürdürülebilmesi oldukça zor olabilir. Çünkü beslenme düzeninin birkaç gün değil, genel yaşam biçimi haline gelmesi gerekiyor.

Uykusuz bir bedenle mücadele etmek kolay değil

Kilo vermeye çalışırken çoğumuz sadece yemek ve spora bakıyoruz.

Oysa uyku da bu tablonun önemli parçalarından biri.

Geç saatlere kadar çalışmak, düzensiz uyumak, gün boyunca yoğun stres altında olmak kişinin yeme davranışlarını etkileyebiliyor. Özellikle akşam saatlerinde gelen kontrolsüz yeme isteğinin arkasında yalnızca açlık olmayabilir.

Bazen günün yorgunluğu da buzdolabının kapağını açtırabiliyor.

Tartı her şeyi anlatır mı?

Belki de en önemli nokta burası.

Bir sabah tartıya çıkıyoruz, önceki güne göre 800 gram fazla görüyoruz ve “Ben yine kilo aldım” diyoruz.

Oysa vücudun ağırlığı yalnızca yağdan oluşmuyor. Günlük su değişimleri, tuz tüketimi, hormonal değişiklikler ve bağırsak hareketleri tartıdaki rakamı etkileyebiliyor.

Bu nedenle tek bir tartı sonucuna bakarak bütün süreci değerlendirmek doğru olmayabilir.

Kilo verme yolculuğunda bazen rakamdan çok alışkanlıkların değişimine bakmak gerekiyor.

Peki ne yapmalı?

Belki de cevabı daha fazla yasak koymakta aramamak gerekiyor.

Daha az yemek yerine dengeli beslenmek, öğünleri kişisel ihtiyaçlara göre düzenlemek, yeterli protein ve lif almak, hareketi artırmak, uyku düzenine dikkat etmek ve en önemlisi sürdürülebilir bir sistem kurmak…

Ve elbette herkesin bedeninin aynı olmadığını kabul etmek.

Bir başkasının uyguladığı diyetin sizde aynı sonucu vermemesi başarısız olduğunuz anlamına gelmez.

Çünkü kilo verme süreci bir yarış değil.

Tartıdaki rakamı değiştirmekten önce, o rakama götüren alışkanlıkları değiştirmek gerekiyor.

Belki de “Neden kilo veremiyorum?” sorusunu biraz değiştirmenin zamanı geldi:

“Hayatımda hangi alışkanlığı gerçekten değiştirebilirim?”

Asıl kalıcı sonuç, galiba bu sorunun cevabında saklı.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER