Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ferit Gücüyener

BTSO’da şimdi asıl sınav başlıyor

BTSO’da komite seçimleri geride kaldı. Listeler yarıştı, sandıklar kuruldu, oylar kullanıldı ve meclisin yeni yapısı ortaya çıktı. Kamuoyuna yansıyan sonuçlara göre yeşil liste 34, mavi liste 31, beyaz liste ise 4 komitede başarılı oldu. 40. Komite’deki kura sonucuyla birlikte meclis tablosu 79 yeşil, 72 mavi, 8 beyaz şeklinde oluştu. Bu tablo bize komite seçimlerinin sonucunu gösteriyor. Şimdi ise farklı bir aşamaya geçiliyor: 8 Ekim’de BTSO Başkanı ve yönetimi, oluşan meclisin oylarıyla belirlenecek.

Tam da burada seçim sonuçlarını yorumlarken biraz dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü komitelerde elde edilen sonuç ile başkanlık seçiminde kullanılacak oylar aynı şey değil. 79 yeşil, 72 mavi, 8 beyaz üyenin hangi listelerden seçildiğini biliyoruz. Ancak bu 159 kişinin başkanlık seçiminde nasıl bir tercih yapacağını henüz bilmiyoruz. Bir meclis üyesinin hangi listeden seçildiği önemli bir veri, fakat tek başına 8 Ekim’de kullanacağı oyun garantisi değil.

Son günlerde yapılan bazı hesaplar da bu nedenle dikkat çekiyor. Rakamlar üzerinden bir çoğunluk hesabı yapmak mümkün. Ancak bu hesabın sandıkta aynı şekilde karşılık bulacağını bugünden söylemek mümkün değil. Çünkü mecliste oy kullanacak kişilerin her biri kendi iradesine sahip. Bunu kabul etmek, seçim sonucuna saygının da bir gereği.

TOFAŞ örneği bu açıdan ilginç. TOFAŞ her iki listede de yer aldı ve komite sonucuna göre kazanan listenin hanesinde değerlendirildi. Fakat buradan hareketle TOFAŞ temsilcisinin başkanlık seçimindeki tercihini kesin olarak belirlemek mümkün değil. Aynı durum beyaz listeden seçilen üyeler için de geçerli. Bir meclis üyesinin hangi listeden geldiğiyle, başkanlık seçiminde kime oy vereceği arasında otomatik bir bağ kurmamak gerekiyor.

Son günlerde gündeme gelen destek açıklamalarında da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Aydın Akyol’un Özer Matlı yönündeki açıklaması elbette önemli. Ancak açıklamada “şimdilik” ve “şu an” gibi ifadelerin bulunması da önemli. Bir kişinin kendi açıklamasında bıraktığı ihtiyat payını, haber yazarken ortadan kaldırmamak gerekir. Halil Erdönmez konusunda da benzer bir durum söz konusu. Bir programa katılmak, başarı dilemek veya bir adayla görüşmek elbette değerlendirilebilir; ancak kişinin kendi açıklaması bunun destek anlamına gelmediğini söylüyorsa, bunu da aynı açıklıkla aktarmak gerekir.

Aslında mesele sadece Matlı ya da Burkay değil. Aynı gazetecilik ölçüsünü iki taraf için de uygulamak gerekiyor. Nasıl 79 yeşil üyeyi kesin bir oy hanesine yazmak doğru değilse, 72 mavi üyeyi de aynı şekilde değerlendirmek doğru değil. Beyaz listeden gelen üyeler için de peşin hüküm vermemek gerekiyor. Çünkü sonuçta 8 Ekim’de oy kullanacak olanlar, kendi kararlarını kendileri verecek.

BTSO seçimlerinin belki de en önemli tarafı burada ortaya çıkıyor. Komite seçimleri bir rekabetti ve bu rekabet sona erdi. Şimdi yeni bir aşama var. Farklı listelerden seçilen meclis üyeleri aynı meclisin parçası olacak. Seçimi kim kazanırsa kazansın, Bursa ekonomisinin sorunları değişmeyecek. Sanayicinin, ihracatçının, KOBİ’nin, yatırımcının ve iş dünyasının beklentileri yine aynı masada konuşulacak.

Bu nedenle 8 Ekim’e kadar yapılacak değerlendirmelerde biraz daha sakin olmakta fayda var. Herkes kendi hesabını yapabilir, adaylar destek isteyebilir, meclis üyeleri tercihlerini açıklayabilir. Bunların hepsi seçim sürecinin doğal parçaları. Fakat açıklanan bir desteği kesin sonuç gibi görmekle, henüz açıklanmamış bir tercihi bir tarafın hanesine yazmak arasında önemli bir fark var.

Sonuçta 8 Ekim’de meclis kararını verecek. Kim kazanırsa kazansın, o günün ardından BTSO’nun önünde yeni bir dönem başlayacak. Belki de seçim sürecinin en değerli sonucu, sandıktan kimin çıktığından sonra aynı masada birlikte çalışabilmek olacak.

Bu yüzden bugün için yapılabilecek en doğru şey, kazananı ilan etmek değil; ortaya çıkan tabloyu doğru okumak.

Komiteler seçildi, meclis oluştu. Şimdi söz 159 meclis üyesinde.

8 Ekim’de hangi isim seçilirse seçilsin, asıl mesele ertesi gün Bursa için aynı masada buluşabilmek.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER