Bursa’nın Yıldırım ilçesinde faaliyet gösteren Faik Çelik Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, atık yönetimi ve sürdürülebilir tarım alanında Türkiye’ye örnek olacak öncü bir projeye imza attı.
Okul bünyesindeki restoran ve kafeteryadan çıkan mutfak atıklarını geri kazandırmak amacıyla başlatılan “Mutfaktan Tarlaya Gübre” projesi kapsamında, geleneksel bir Japon kompost yöntemi modern bilimle harmanlandı. Okulun Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Abdullah Taşçı koordinatörlüğünde bir araya gelen öğrenciler, dünyada “fermente olmuş organik madde” anlamına gelen ve mutfak çöplerini oksijensiz ortamda yararlı mikroorganizmalarla dönüştüren “Bokaşi” tekniğini inceledi. Taşçı, atıkların değerlendirilmesi için kendi özel çalışmalarının olduğunu belirterek, bahçelerde denediği bazı yöntemlerin bulunduğunu anlattı.

Enzim yerine turşu suyu kullandılar
Benzer çalışmaları okuldaki öğrencilerle yapmak için harekete geçtiklerini dile getiren Taşçı, dünyada “Bokaşi” yöntemi olarak bilinen teknikten yola çıkarak proje geliştirdiklerini söyledi.
“Fermente olmuş organik madde” anlamına gelen ve mutfak atıklarını oksijensiz ortamda, faydalı mikroorganizmalar (EM) ile turşulaştırıp zengin bir gübreye dönüştüren geleneksel bir Japon komposto yöntemi olan bu teknik için bir enzim gerektiğini belirten Taşçı, şöyle konuştu:

“Enzimi satılıyor ve pahalı bir ürün. Aslında buna çöp turşusu da deniyor. Biz enzim almadık ancak benzer faydalı mikroorganizmaları elde etmeyi başardık. Turşu suyuyla fermente ederek enzimle yapılana yakın bir sonuca ulaştım. Lokantamız ve kafeteryamız var. Her gün mutfağımızda yüksek miktarda organik atık çıkıyor. Bunların üzerine turşu suyu ekleyerek belli sistemle kapalı kaplarda fermente ediyoruz. Turşu suyunu öğrencilerimiz turşu satan dükkanları dolaşıp topladılar.”

Maruldaki büyüme dikkati çekti
Çöpe atılan soğan, domates, patates, kabak gibi tüm sebzelerin kabukları ve diğer kısımlarını, meyve atıklarını plastik varillerin içine doldurduklarını aktaran Taşçı, “Üzerine turşu suyunu ekledikten sonra 2-3 gün içinde gübre oluşumu başlıyor. Altındaki suyu varilin alt kısmındaki çeşmeden alıp sıvı gübre yapıyoruz.” dedi.
Suyu alınan katı kısmın da daha sonra toprağa karıştırıldığını ve yine gübre vazifesi gördüğünü vurgulayan Taşçı, şunları söyledi.
“Gıda Teknolojileri alanındaki laboratuvarda inceledik. Dışarda özel laboratuvarlarda da tahlil ettirdik. İçindeki mikroorganizmaların faydalı olduğu tespit edildi. Denedik ve bitkiler üzerinde etkisi çok iyi. Mesela marullarımızın diğerlerine göre 2 misli fazla büyüdüğünü gözlemledik. Çiçeklerin daha fazla çiçek yaptığını tespit etti. Bitkilerin dayanıklı olduğunu ilaçlara fazla ihtiyaç duymadığını belirledik. Sıvı gübremizle ilgili patent başvurumuz oldu. Sonucunu bekliyoruz. Öğrencilerimizle ülke eğitimine ve tarıma bir fayda sağladıysak ne mutlu bize.”

Hem sıfır atık hem de tarıma destek
Lise Müdürü Mediha Karasu ise Yiyecek ve İçecek Hizmetleri alanında her gün yemek çıktığını belirterek, “Ortaya çıkan atıklar nasıl değerlendirir diye çalışma yaptık. Meyve ve sebze atıklarımızı değerlendirip sıvı gübre üretimine başladık. Böylece mutfağa giren ürünler toprağa yeniden verimli şekilde kazandırılmış oldu. Hem sıfır atık oluşturduk hem de ülke tarımına fayda sağladık.” diye konuştu.
Karasu, mutfaktaki atıkların sıfır atık prensibiyle yeniden toprağa kazandırılmasını sağladıklarını vurgulayarak, “Bu projeyle hem çevre bilincini geliştirdik hem de ülke tarımına ekonomik bir alternatif sunduk” dedi.


