Nilüfer Belediye Meclisi’nin eylül ayı toplantısında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yaklaşık 18 aydır gündemde olan Ekokent planına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Planın daha fazla gecikmemesi gerektiğini belirten Özdemir, sürecin Bursa Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yürütülerek sonuçlandırılması çağrısında bulundu.
Özdemir, ilgili mevzuatta yer alan düzenlemeye dayanarak planı Nilüfer Belediyesi olarak askıya çıkardıklarını ifade etti. Sürecin Büyükşehir Meclisi’nden de geçmesi gerektiğini belirten Özdemir, ortak bir anlayışla hareket edilmesi halinde bölgedeki sorunların çözülebileceğini söyledi.
Ekokent için Büyükşehir ile ortak hareket çağrısı
Ekokent planının yaklaşık 18 aydır beklediğini belirten Özdemir, “Ekokent 18 aydır bekliyor bir şekilde. Bunun ilgili kanunun, Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun ilgili maddesi, 3 ay içinde karar verilmeyen kısmına dayanarak biz planı kendimiz askıya çıkardık. Ama Büyükşehir Belediye Başkanımızın da bu olumlu yaklaşımına dair kendisini davet ettik. Artı bu işin Büyükşehir Meclisi’nden geçmesi ve hepimizin birlikte bu sorunu çözmüş olmamızdır” dedi.
Plan kapsamında bölgedeki vatandaşların imar haklarının da dikkate alındığını söyleyen Özdemir, özellikle 30 Ağustos-Kayapa bölgesindeki ulaşım sorununa dikkat çekti.
Özdemir, bölgedeki yolların özel mülkiyet nedeniyle genişletilemediğini belirterek, vatandaşların özellikle yoğun saatlerde ulaşımda ciddi zaman kaybı yaşadığını ifade etti.

“Yolların bir an önce yapılması gerekiyor”
30 Ağustos-Kayapa hattındaki ulaşım sorununa çözüm bulunabilmesi için uygulama imar planlarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, “O yolların da bir an önce yapılması açısından, uygulama imar planlarının yapılması açısından bu değişikliğin yapılmasının doğru olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
Ekokent planındaki yoğunluğun yeniden değerlendirilebileceğini belirten Özdemir, ancak planın tekrar dava konusu olması halinde bölgenin yıllarca beklemek zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.
Özdemir, “Elbette ki yoğunluk azaltılabilir, o değerlendirilebilir. Yoğunluk azalmasın diyemeyiz ama tekrar dava konusu olursa bir 3-4 yıl, 5 yıl daha kaybedilirse bu insanlara o çileyi çektirmeye devam ederiz diye düşündüğümüz için artık beklememek gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
“Yeni sanayi bölgesi, yeni nüfus demektir”
Nilüfer’in son yıllarda artan nüfusuna da değinen Özdemir, ilçedeki yaşam kalitesi, eğitim kurumları, özel okullar ve sanayi bölgelerinin nüfus yoğunluğunu artıran önemli unsurlar olduğunu söyledi.
Nilüfer’in cazibe merkezi haline geldiğini belirten Özdemir, kentin farklı bölgelerinde yaşam kalitesinin artırılması gerektiğini ifade etti. Yeni sanayi bölgelerinin Nilüfer ve çevresinde oluşturulmaması gerektiğini savunan Özdemir, “Yeni sanayi bölgesi kurmak demek yeni nüfus demektir” dedi.
TEKNOSAB’ın nüfus baskısına dikkat çekti
Özdemir, TEKNOSAB’ın bölgeye oluşturabileceği nüfus baskısına da dikkat çekti. Sanayi bölgesinin büyüklüğüne ve çalışan sayısına vurgu yapan Özdemir, burada oluşacak istihdamın beraberinde önemli bir nüfus hareketliliği getireceğini söyledi.
Özdemir, “TEKNOSAB adı altında kurulan sanayi bölgesi, 5 sanayi bölgesinden daha büyük bir yerdir. Ve yaklaşık 70 binin üzerinde çalışan olacaktır orada. Yani bu demektir ki nereden bakarsanız bakın, en azından 70 binin ailelerini de düşünürseniz 200 bin gibi bir nüfus baskısı demektir” diye konuştu.
“Sanayi Anadolu’ya yayılmalı”
Sanayi yatırımlarının Bursa’nın belirli bölgelerinde yoğunlaşmasının kentte ve tarım alanlarında baskı oluşturduğunu dile getiren Özdemir, Görükle-Mudanya hattındaki yeni sanayi alanlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Özdemir, “Görükle’den Mudanya’ya kadar geniş bir şekilde sanayi, sanayi, sanayi çoğaltılmak isteniyor. Bu hem Nilüfer ilçesine hem Karacabey ilçesine hem verimli topraklara hem bölgeye çok büyük bir yanlış oluyor” dedi.
Sanayinin verimli tarım arazilerinin bulunduğu bölgelerde yoğunlaştırılmaması gerektiğini belirten Özdemir, sanayi yatırımlarının Anadolu’nun daha uygun bölgelerine yönlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Bu konuda hassasiyet bekliyorum”
Ekokent konusunda Bursa Büyükşehir Belediyesi ile birlikte hareket etmeye devam edeceklerini belirten Özdemir, Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu’ndaki sürece de katılacaklarını söyledi.
Sürecin ortak bir yaklaşımla yürütülmesinin önemine dikkat çeken Özdemir, “Vazgeçeceğiz vesaire demeyiz, vazgeçmeyiz. Belki orada da bir yaklaşım bulunulması hususunda birlikte yapalım diyoruz. Daha doğru olabilir. AK Parti Meclis üyesi arkadaşlarımızdan da bu konuda hassasiyet bekliyorum” ifadelerini kullandı.

