Bursa‘nın verimli topraklarıyla bilinen Nilüfer ilçesinde, yılın en önemli tarımsal dönemlerinden biri olan enginar hasadı başladı. Özellikle Hasanağa Mahallesi‘nde yetiştirilen ürünler, kendine özgü aroması ve yumuşak yapısıyla dikkat çekiyor.
Bölgede üretilen enginarların, Türkiye’deki diğer üretim alanlarından farklı olarak daha az kökten ürün vermesine rağmen kalite açısından üst seviyede olduğu ifade ediliyor. Üreticiler, Hasanağa enginarının özellikle gastronomi alanında tercih edilen özel bir ürün haline geldiğini belirtiyor.
Yoğun talep nedeniyle hasat edilen ürünler kısa sürede tükenirken, özellikle İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerden gelen siparişler üreticileri memnun ediyor.

Coğrafi İşaretle Tescillenen Özel Ürün
Hasanağa enginarı, 2020 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. Bu tescil, ürünün hem marka değerini hem de bilinirliğini artırdı.
Tescil sürecinin ardından bölgedeki üreticiler, ürünlerine daha fazla talep geldiğini ve Hasanağa isminin pazarda bir kalite göstergesi haline geldiğini ifade ediyor. Özellikle restoranlar ve gurme mutfaklar, bu özel enginara daha fazla ilgi göstermeye başladı.
Bölgedeki üreticiler, daralan tarım arazilerine rağmen üretimi sürdürerek Hasanağa enginarını yaşatmaya devam ediyor.

“Verimi Düşük Ama Kalitesi Çok Yüksek”
23 yıldır üretim yapan ve Hasanağa Enginar Festivali’nde birçok kez ödül alan üretici Ömer Çinkaya, bölgedeki üretim sürecinin diğer bölgelere göre oldukça farklı olduğunu belirtiyor.
Çinkaya, Hasanağa’da yetiştirilen Bayrampaşa cinsi enginarların daha az ürün vermesine rağmen kalitesinin çok daha yüksek olduğunu vurguluyor. Bir kökten ortalama 4 ila 5 ürün alındığını söyleyen üretici, buna karşılık diğer bölgelerde bu sayının çok daha yüksek olduğunu ancak kalite farkının belirgin şekilde ortaya çıktığını ifade ediyor.
Üretim sürecinde ürünlerin erken hasat edilmediğini, belirli bir olgunluğa ulaşmadan kesinlikle kesim yapılmadığını belirten Çinkaya, bu durumun lezzet kalitesini doğrudan etkilediğini söylüyor.

Tarlada 50 Liradan Satışa Çıkıyor
Hasanağa enginarının en dikkat çekici yönlerinden biri de fiyat aralığı oldu. Üreticiler, soyulmamış ürünün tarlada en düşük 50 liradan satıldığını belirtirken, soyulmuş ürünlerin ise 80 liraya kadar alıcı bulduğunu ifade ediyor.
Diğer bölgelerde üretilen enginarların ise 15-20 lira bandında satıldığı, bu nedenle Hasanağa enginarının fiyat açısından da ayrıştığı vurgulanıyor. Üreticiler, ürünün pazardaki değerinin kaliteyle doğrudan bağlantılı olduğunu dile getiriyor.
Yoğun talep nedeniyle ürünlerin tarlada dahi kısa sürede tükendiği, özellikle büyük şehirlerden gelen alıcıların erken dönemde sipariş oluşturduğu belirtiliyor.
Tüketiciye Taklit Ürün Uyarısı
Bölgede üretim yapan çiftçiler, pazarda “Hasanağa enginarı” adı altında satılan ürünlere karşı tüketicileri uyarıyor. Üreticiler, bazı satıcıların tezgâhlarda sınırlı sayıda orijinal ürün gösterip geri kalan kısmı farklı bölgelerden temin edilen enginarlarla satış yaptığını iddia ediyor.
Gerçek Hasanağa enginarının yumuşak yapısı, kılçıksız dokusu ve kolay pişme özelliğiyle ayırt edilebileceği belirtiliyor. Ayrıca ürünün yağ oranı nedeniyle ağızda kolay dağıldığı ve soyulduğunda kendine özgü açık renk tonuna sahip olduğu ifade ediliyor.
Üreticiler, tüketicilerin özellikle fiyat farkına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak, düşük fiyatlı ürünlerin Hasanağa enginarı olmayabileceğine işaret ediyor.

Bursa’nın Tarımsal Markası Değer Kazanıyor
Hasanağa enginarı, Bursa’nın tarımsal üretimdeki en önemli markalarından biri olarak öne çıkmaya devam ediyor. Coğrafi işaret tescili sonrası artan talep, bölgedeki üretimi teşvik ederken aynı zamanda ürünün bilinirliğini de artırdı.
Uzmanlar, bu tür yerel ürünlerin korunmasının hem ekonomik hem de kültürel açıdan büyük önem taşıdığını belirtirken, Hasanağa enginarının Türkiye genelinde gurme mutfaklarda daha fazla yer bulmasının beklendiğini ifade ediyor.


