Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Böbrekler alarm veriyor: Tuz tüketimi sessizce hastalığa sürüklüyor

Uzmanlar, aşırı tuz tüketiminin yalnızca tansiyonu değil, böbrekleri de sessizce yıprattığını vurguluyor. Kontrolsüz tuz alışkanlığı uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Uzmanlar, aşırı tuz tüketiminin

Mutfakların vazgeçilmezi olarak görülen tuz, sanılanın aksine böbrek sağlığı için ciddi riskler barındırıyor. 11 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Nefroloji Uzmanı Dr. Orçun Ural, tuz tüketiminin farkında olunmadan bağımlılığa dönüşebildiğine dikkat çekti.

Dr. Ural, birçok kişinin yemeğin tadına bakmadan tuz eklediğini belirterek, bunun basit bir alışkanlık değil, beyindeki ödül mekanizmasıyla ilişkili olduğunu ifade etti. Tuzun dopamin salınımını artırarak kişiyi daha fazla tüketime yönlendirdiğini söyleyen Ural, özellikle stresli anlarda geçici rahatlama hissi nedeniyle tuzlu gıdalara eğilimin arttığını vurguladı. Oysa insan vücudunun günlük sodyum ihtiyacının 1 gramın altında olduğunu hatırlattı.

Sessiz ilerleyen tehlike
Böbreklerin, vücuttaki tuz dengesini sağlamak için yoğun çaba harcadığını belirten Ural, bu durumun zamanla “glomerüler hiperfiltrasyon” adı verilen sürece yol açtığını ifade etti. Bu sürecin böbreğin filtre görevi gören nefronlarını yorduğunu ve zamanla kalıcı hasara neden olabildiğini dile getirdi.

“Böbrek hastalıkları genellikle sessiz ilerler” diyen Ural, kişinin kendini sağlıklı hissetmesinin böbreklerin zarar görmediği anlamına gelmediğini, belirtiler ortaya çıktığında ise çoğu zaman geç kalındığını söyledi.

Herkes risk altında
Aşırı tuz tüketiminin yalnızca yüksek tansiyon hastalarını ilgilendirdiği düşüncesinin yanlış olduğunu vurgulayan Ural, normal tansiyona sahip bireylerde bile tuzun böbrek dokusuna doğrudan zarar verebildiğini ifade etti. Tuzun damar sağlığından bağımsız olarak böbrek hücrelerini etkileyerek kronik hastalıkların temelini oluşturabileceğini belirtti.

Gizli tehlike raflarda
Tuz tüketimini azaltmanın sadece sofradaki tuzluğu kaldırmakla sınırlı olmadığını söyleyen Ural, asıl riskin işlenmiş ve paketli gıdalarda gizli olduğuna dikkat çekti. Günlük hayatta sıkça tüketilen ekmek dahil birçok üründe yüksek miktarda sodyum bulunduğunu belirten Ural, etiket okuma alışkanlığının önemine vurgu yaptı.

Damak tadının değiştirilebileceğini ifade eden Ural, tuzun kademeli olarak azaltılması ve yerine baharat, limon gibi doğal aromaların tercih edilmesiyle yaklaşık 21 gün içinde tat algısının yeniden şekilleneceğini söyledi.

“Bugün tabağınıza eklemediğiniz bir tutam tuz, yarın sağlıklı bir yaşam olarak size geri dönebilir” diyen Ural, erken önlemin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.