“Destansı Öfke” Sonrası Stratejik Esneklik
Sözcü Leavitt, Başkan Trump’ın “Destansı Öfke” (Epic Fury) operasyonuyla askeri açıdan sarsılan Tahran rejimine karşı “cömert bir esneklik” gösterdiğini belirtti. İran yönetiminin kendi içinde “pragmatistler” ve “sertlik yanlıları” olarak bölündüğüne dikkat çeken Leavitt, ABD’nin bu süreçte Tahran’dan birleşik ve net bir yanıt beklediğini ifade etti.
“Ekonomik Öfke” ve Deniz Ablukası Meyvesini Veriyor
Askeri baskının yanı sıra “Ekonomik Öfke” operasyonunun da tüm hızıyla sürdüğünü hatırlatan Beyaz Saray, İran ekonomisinin boğulma noktasına geldiğini savundu:
-
Günlük Kayıp 500 Milyon Dolar: Deniz ablukası nedeniyle İran’ın günlük yarım milyar dolar kaybettiği belirtildi.
-
Hark Adası Tıkandı: Petrol sevkiyatının durma noktasına geldiği, Hark Adası’ndaki depoların tamamen dolduğu ve ticaretin felç olduğu kaydedildi.
-
Ödeme Krizi: Ekonomik baskı sonucu rejimin kendi halkına ve memurlarına dahi ödeme yapamaz hale geldiği vurgulandı.
“Kartlar Başkan Trump’ın Elinde”
Leavitt, Hürmüz Boğazı’ndaki ablukadan duyulan memnuniyeti dile getirerek, İran’ın askeri ve ekonomik olarak tarihin en zayıf dönemlerinden birini yaşadığını söyledi. İran devlet medyasının alaycı tavırlarına da değinen Leavitt, “İran’ın kamuoyuna söyledikleriyle, müzakere masasında özel olarak kabul ettikleri arasında uçurum var. Rejimin söylemlerine değil, sahadaki gerçeklere bakın,” diyerek Tahran’a gözdağı verdi.
Sonuç olarak; Beyaz Saray, ateşkesin süresiz olmadığını ancak kontrolün tamamen Washington’da olduğunu belirterek, topu Tahran yönetiminin atacağı adımlara bıraktı.

