Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Anadolu Kazına “Milli Kimlik” Projesi

Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tarım Araştırmaları ve Politikalar Genel Müdürlüğü ile Yozgat Bozok Üniversitesi iş birliğinde yürütülen projeyle, yerli Anadolu kazının verimi artırılıyor. Anne hattı Yozgat, baba hattı Bandırma olan ıslah çalışmalarıyla, kazın hastalıklara dayanıklılığı korunurken et verimi ve tüy kalitesinin dünya standartlarına çıkarılması hedefleniyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı’na

Türkiye’de yaklaşık 1 milyon 260 bin kaz bulunmasına rağmen, canlı ağırlıkların dünya ortalamasının altında kalması üzerine başlatılan çalışmalarda önemli bir aşamaya gelindi. Mevcut durumda Türkiye’deki kazlar 4 ile 5,5 kilogram arasında değişirken; Çin, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde bu ağırlıklar 10 kilogramın üzerine çıkabiliyor.

Islah için “anne” ve “baba” hatları kuruldu
Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, projenin stratejik bir iş birliğiyle yürütüldüğünü belirtti. Kılınç, baba hattının Bandırma’da, anne hattının ise Yozgat Bozok Üniversitesinde oluşturulduğunu ifade ederek, “Anadolu kazımızın performans özelliklerine dair ölçümleri tamamladık. Şimdi bu iki hattı melezleme çalışmalarına tabi tutarak ülkemize özgü, yüksek verimli bir ırk oluşturacağız.” dedi.
Kazda gelişmiş ülkelere bakıldığında Anadolu kazının verimlerinin düşük olduğunu aktaran Kılınç, “Tam olarak tanımlanmış ve ıslah edilmiş modelimiz yok. Tarım ve Orman Bakanlığı Bakanlığı da bu yüzden kazla ilgili projenin daha etkin yürütülmesi için harekete geçti.” ifadesini kullandı.

Hastalığa dirençli, eti verimli yeni ırk
Anadolu kazının en büyük avantajının coğrafi şartlara ve hastalıklara karşı yüksek direnci olduğunu vurgulayan Kılınç, şu bilgileri paylaştı: “Amacımız, elimizdeki bu genetik zenginliği koruyarak kısa sürede daha yüksek kesim ağırlığına ulaşan modeller geliştirmek. Tam olarak tanımlanmış ve ıslah edilmiş bir modelimiz henüz yoktu. Bakanlığımız bu ihtiyacı görerek projeyi etkinleştirdi. Kendi coğrafyamızdan seçilen bu kazlarla, hem üreticimizin daha fazla kazanmasını sağlayacağız hem de tüy kalitesini artırarak sanayiye destek vereceğiz. Kendimize ait kaz ırkı modeline geçmek için önümüzde az bir zaman kaldı.”