Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Gülistan Doku soruşturmasını sarsacak FBI ifadesi! Umut Altaş’tan çarpıcı iddialar

Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir gelişme ortaya çıktı. ABD’de bulunan ve hakkında yakalama kararı bulunan Umut Altaş’ın FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı belirlendi. Türkiye’ye gönderilen 34 sayfalık tutanakta Altaş, Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurulduğunu gördüğünü, cesedin bagaja konulduğunu ve olayın ardından bazı kişilerin devreye girdiğini öne sürdü.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni

Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasının ardından yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’de olduğu belirlenen Umut Altaş’ın, Türk makamlarının adli yardımlaşma talebi kapsamında FBI tarafından sorgulandığı ortaya çıktı.

ABD makamlarıyla yürütülen adli yardımlaşma süreci kapsamında Türkiye tarafından hazırlanan 109 soruluk kapsamlı soru seti, Amerikan makamlarına gönderildi. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri, Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde iki gün boyunca sorguladı.

FBI’ın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısında, sorguya ilişkin FD-302 raporunun Türkiye’nin adli yardımlaşma talebine cevap olarak hazırlandığı belirtildi. 34 sayfalık tutanak, adli yardımlaşma kanalları üzerinden Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla Türk adli makamlarına ulaştırıldı.

Tutanakta, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden soruşturma yürütüldüğü kaydedildi.

“MUSTAFA TÜRKAY SONEL’İN GÜLİSTAN’I ÖLDÜRDÜĞÜNE İNANIYOR MUSUN?”

FBI sorgusunun en dikkat çeken bölümlerinden biri, Altaş’a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi ve Gülistan Doku’nun akıbeti hakkında yöneltilen sorular oldu.

Altaş, Sonel için “Beni kullandı” ifadesini kullandı. FBI görevlilerinin nasıl kullanıldığını sorması üzerine ise Sonel’in kendisini “Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak” amacıyla kullanmış olabileceğini öne sürdü.

Bunun üzerine FBI görevlileri Altaş’a doğrudan, “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” diye sordu.

Altaş başını sallayarak “Evet” yanıtını verdi.

“Neden buna inanıyorsun?” sorusuna ise “Gördüm” şeklinde cevap verdi.

“GÜLİSTAN ARKA KOLTUKTAYDI, SİLAHI ÇIKARIP VURDU”

Altaş’ın anlatımına göre olay 5 Ocak 2020’de meydana geldi.

Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra Doku’nun BMW marka araca bindiğini ileri sürdü.

İddiaya göre Sonel sürücü koltuğunda, Altaş ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku ise arka koltukta bulunuyordu.

Altaş, araç içerisinde Doku’nun kendilerine “Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?” dediğini, ardından tartışma çıktığını ve Doku’nun çığlık atmaya başladığını öne sürdü.

Altaş’ın ifadesine göre Mustafa Türkay Sonel, torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardı ve Gülistan Doku’ya ateş etti.

Silahın üzerinde Türk bayrağı bulunduğunu da iddia eden Altaş, FBI görevlilerinin “Gülistan’a baktın mı?” sorusuna “Evet”, “Ölü müydü?” sorusuna ise yine “Evet” cevabını verdi.

“CESEDİ BAGAJA TAŞIDIK”

Altaş, silahın ateşlenmesinin ardından Sonel’e neden Gülistan Doku’yu öldürdüğünü sorduğunu ileri sürdü.

Sonel’in ise kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımaya yardım etmesini söylediğini iddia eden Altaş, ilk etapta bunu reddettiğini ancak daha sonra Doku’nun cesedini birlikte BMW’nin bagajına taşıdıklarını öne sürdü.

“BABAM BU İŞİ HALLEDECEK” İDDİASI

Altaş’ın FBI ifadesinde dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu hakkında da dikkat çeken iddialar yer aldı.

Altaş, cesedin bagaja konulmasının ardından Mustafa Türkay Sonel’in Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını ileri sürdü.

İddiaya göre Sonel ile Eroğlu yaklaşık 15-20 dakika görüştü. Altaş, görüşmenin dışında tutulduğunu belirterek Sonel’in daha sonra kendisine susmasını söylediğini öne sürdü.

Altaş’ın anlatımına göre kendisinin “Bu mesele ortadan kalkmaz” demesi üzerine Sonel, “Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak” ifadelerini kullandı.

ERTESİ SABAH “HALLETTİK” DEDİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ

Altaş, ertesi sabah Mustafa Türkay Sonel’in kendisini yeniden aradığını da iddia etti.

Sonel’e ne olduğunu sorduğunu belirten Altaş, kendisine “Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme” denildiğini ileri sürdü.

Altaş ayrıca Doku’nun cesedinin nereye götürüldüğünü sorduğunu ve Sonel’e “Nereye gömdün?” dediğini FBI görevlilerine anlattı.

CESET İÇİN PERTEK YOLUNU İŞARET ETTİ

FBI tutanağında cesedin muhtemel yeriyle ilgili de dikkat çekici bir bölüm yer aldı.

Altaş, Sonel’in kendisine cesedin olay yerinden Pertek istikametine doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söylediğini öne sürdü. Daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzelten Altaş, bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını anlattı.

Altaş, cesedin Pertek yolu çevresinde, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini iddia etti.

Ancak bu bilginin kendi gördüğü bir olaya dayanmadığını, Sonel’den aldığı bilgi doğrultusunda yaptığı bir tahmin olduğunu da belirtti.

ÜÇ İSMİN AYNI BÖLGEDE OLDUĞU İDDİASI

FBI sorgusunda Türk soruşturma makamlarının elde ettiği daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi verileri de Altaş’a soruldu.

Tutanakta yer alan bilgilere göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş’ın, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarında bulunduğu belirtildi.

Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37, Şükrü Eroğlu’nun ise saat 22.08’de aynı bölgede bulunduğu bilgisi de sorguda Altaş’a aktarıldı.

PTS kayıtlarına göre Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı BMW, saat 22.17.51’de Tunceli’den Elazığ yönüne hareket etti. Araç, saat 22.30.17’de Tunceli yönüne geri döndü. Bu sırada sürücü koltuğunda Sonel’in, ön yolcu koltuğunda ise Altaş’ın bulunduğu görüntülendi.

“KAMERALARI KONTROL ETMEK İÇİN GERİ DÖNDÜK”

Kayıtların Altaş’ın ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlileri sorguyu derinleştirdi.

Altaş, sonunda olaydan sonra Mustafa Türkay Sonel ile aynı BMW içerisinde yeniden köprü bölgesine döndüklerini anlattı.

FBI görevlilerinin, “Birinin öldürüldüğü araçla neden yeniden köprüye döndünüz?” sorusuna Altaş, Sonel’in kendisine “Herhangi bir kamera var mı diye bakmak için oraya gideceğiz” dediğini öne sürerek cevap verdi.

“KAMERALAR KAYIT YAPMAYACAK” İDDİASI

Gülistan Doku’nun son görüldüğü viyadüğü gören üniversite kamerası da FBI sorgusunda gündeme geldi.

Altaş, köprü bölgesine geri döndükleri sırada Sonel’in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti.

Ancak kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiği konusunda bilgi sahibi olmadığını belirtti.

TEHDİT EDİLDİĞİNİ DE İLERİ SÜRDÜ

Altaş, cinayetin ardından Mustafa Türkay Sonel tarafından tehdit edildiğini de öne sürdü.

İfadesine göre Sonel kendisine, “Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim” dedi.

Altaş ayrıca Sonel’in “Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar” şeklinde konuştuğunu iddia etti.

Susması karşılığında kendisine para teklif edildiğini ancak bunu kabul etmediğini belirten Altaş, buna rağmen Sonel’in cüzdanına para koyduğunu ileri sürdü.

HAMİLELİK VE KÜRTAJ İDDİALARI DA SORULDU

FBI sorgusunda Gülistan Doku’nun hamile bırakıldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki iddialar da gündeme geldi.

Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmenin içeriği kendisine hatırlatıldı.

Söz konusu görüşmede Altaş’ın, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine Gülistan’ın hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini, Doku’nun bunu kabul etmediğini ve yaşanan tartışmanın ardından başından vurulduğunu anlattığı kayıtlara yansımıştı.

FBI görevlileri bu ifadelerin kendisine ait olup olmadığını sordu. Altaş önce cevap vermek istemedi. Daha sonra söz konusu beyanların kendisine ait olduğunu kabul etti ancak hamilelik ve kürtaj konusunda tahminde bulunmuş olabileceğini ve bazı ayrıntıları hatırlamadığını söyledi.

“TEK SEFERLİK” WHATSAPP VİDEOSU İDDİASI

Dosyada yer alan bir diğer dikkat çekici iddia ise WhatsApp üzerinden gönderildiği öne sürülen video oldu.

Altaş’ın daha önce eski işverenine, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine yalnızca bir kez izlenebilen bir WhatsApp videosu gönderdiğini ve videoda parçalanmış bir ceset gördüğünü anlattığı belirtildi.

FBI sorgusunda Altaş, videoyu aldığını ve gönderen kişinin Mustafa Türkay Sonel olduğunu doğruladı.

Videonun birkaç saniye sürdüğünü ve bir kişinin ceset parçası tuttuğunu söyleyen Altaş, görüntülerdeki kişinin Gülistan Doku olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini ifade etti.

Eski işverenine videodaki kişinin Gülistan olduğunu söylediği yönündeki beyanı kendisine hatırlatıldığında ise bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul etti ancak görüntüyü net göremediğini savundu.

“CİNAYET SIRASINDA ORADA MIYDIN?”

FBI sorgusunun en kritik bölümlerinden biri 91’inci soruda ortaya çıktı.

Altaş’a, daha önce yaptığı bir görüşmede cinayet sırasında Mustafa Türkay Sonel ile birlikte olduğunu ima eden sözleri hatırlatıldı.

Bunun üzerine kendisine, “Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?” sorusu yöneltildi.

Altaş’ın cevabı tutanağa “Hepsine evet” şeklinde geçti.

FBI görevlileri, iki gün süren sorguda verdiği bazı çelişkili ifadeleri hatırlatarak cinayet sırasında olay yerinde bulunup bulunmadığını bir kez daha sordu.

Altaş, olay yerinde bulunduğunu doğruladı.

BABASINA GÖNDERDİĞİ “BENİ SUSTURAN SENDİN” MESAJI

Dosyada Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’a gönderdiği WhatsApp mesajı da yer aldı.

Soruşturma kapsamında yapılan telefon incelemesinde Altaş’ın babasına “Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin” şeklinde mesaj gönderdiği tespit edildi.

FBI görevlileri bu mesajı Altaş’a sordu. Altaş mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti ancak neden böyle yazdığını hatırlamadığını söyledi.

ABD’ye nasıl gittiği de sorgulanan Altaş, 25 Mayıs 2022’de İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı.

Sınırı yasa dışı şekilde geçmek için bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini belirten Altaş, bu paranın Tunceli’de babası tarafından ilgili kişiye ödendiğini ileri sürdü.

27 ARALIK BULUŞMASI DA GÜNDEMDEYDİ

Gülistan Doku’nun kaybolmasından önceki döneme ilişkin bazı iddialar da FBI sorgusunda ele alındı.

Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019 saat 15.31-16.22 arasında Umut Altaş ile Gülistan Doku’nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı konumda bulunduğu bilgisi Altaş’a soruldu.

Altaş, kendisinin, Mustafa Türkay Sonel’in ve muhtemelen Gülistan Doku’nun bölgede bulunmuş olabileceğini söyledi.

Bir kızın yürüdüğünü, Sonel’in bu kişiyi takip ettiğini ve ikisinin binaya girdikten yaklaşık 15 dakika sonra çıktığını anlattı.

FBI görevlilerinin söz konusu kişinin Gülistan Doku olup olamayacağını sorması üzerine Altaş, “Mümkün olabilir” yanıtını verdi.

“SORUŞTURMA ADİL YÜRÜTÜLMEDİ” İDDİASI

İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlileri Altaş’a Gülistan Doku hakkında bildiği başka bir şey olup olmadığını sordu.

Altaş “Evet” cevabının ardından soruşturmanın adil yürütülmediğini öne sürdü. Ayrıca dönemin Tunceli Valisini, olayı örtbas etmek ve oğlunu adalete teslim etmemekle suçladı.

FBI TUTANAĞINDA ÖNEMLİ UYARI

Dosyada dikkat çeken teknik ayrıntılardan biri de FBI’ın raporun niteliğine ilişkin yaptığı açıklama oldu.

FBI, tutanağın kelimesi kelimesine hazırlanmış bir ifade çözümü olmadığını, ajanların görüşme sırasında elde ettiği bilgilerin özetlenmesiyle oluşturulduğunu belirtti.

Bu nedenle Altaş’ın ifadelerinin, soruşturmadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.

SORUŞTURMANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİREBİLECEK İDDİALAR

Umut Altaş’ın FBI’a verdiği ifade, Gülistan Doku soruşturmasında yeni iddiaları gündeme getirdi.

Tutanakta özellikle Altaş’ın cinayet sırasında olay yerinde bulunduğunu doğrulaması, Doku’nun araç içerisinde vurulduğunu ve cesedinin bagaja taşındığını öne sürmesi, olay sonrasında Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini iddia etmesi, “babam bu işi halledecek” sözünü aktarması ve cesedin Pertek yolu çevresine gömülmüş olabileceğini söylemesi dikkat çekiyor.

Aynı BMW ile köprü bölgesine yeniden gidildiği ve kameraların kontrol edildiği iddiası ile babasına gönderdiği “Beni susturan sendin” mesajı da dosyanın öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor.

Öte yandan Altaş’ın sorgu boyunca bazı kritik konularda çelişkili ifadeler verdiği, hamilelik, kürtaj ve cesedin akıbetine ilişkin bazı anlatımlarının doğrudan gözleme değil duyuma veya aktarıma dayandığı belirtiliyor.

Bu nedenle FBI tutanağında yer alan iddiaların; HTS ve PTS kayıtları, dijital materyaller, tanık ifadeleri ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen genç kadının akıbeti ve cesedinin nerede olduğu henüz aydınlatılamadı. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada yeni delillerin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor.