Yıldırım’da asıl değişim nerede yaşanıyor?

Yıldırım Belediyesi’nin son dönemde yaptığı çalışmalara bakarken insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Bu kadar farklı işin ortak noktası ne?

Bir tarafta üniversite sınavına hazırlanan gençler, diğer tarafta evinde üretim yapan kadınlar var. Mahallelerde çocuklar için düzenlenen etkinlikler, bilimle tanışan öğrenciler, tamamlanma aşamasına gelen kentsel dönüşüm projeleri ve geçmişi hatırlatan kültürel çalışmalar… Hepsi birbirinden farklı alanlar. Fakat biraz dikkatli bakınca aynı hikâyenin farklı parçaları olduklarını görmek mümkün.

Benim Yıldırım’da son dönemde dikkatimi çeken de tam olarak bu.

Örneğin belediyenin kütüphanelerinde ders çalışan gençleri düşünelim. 2026 YKS sonucunda üniversiteye yerleşen öğrenciler, sınav stresinin ardından Uludağ’da düzenlenen özel bir programda bir araya geldi. Teleferikle Uludağ’a çıktılar, mangal yaptılar, müzik dinlediler ve birlikte vakit geçirdiler. Başkan Oktay Yılmaz da gençlerin sevincine ortak oldu.

Aslında burada anlatılacak hikâye sadece bir gezi programından ibaret değil. Birkaç ay önce kütüphanede sessizce ders çalışan gençlerin bugün üniversite heyecanı yaşaması bence işin en güzel tarafı. Belediyenin sunduğu bir çalışma ortamı, genç için belki de sıradan görünen bir hizmet. Ama o masada saatlerce çalışan bir öğrenci açısından bakıldığında durum değişiyor.

Çünkü gençlerin önünü açmak bazen çok büyük sözlerden değil, ihtiyaç duydukları anda onlara uygun bir ortam sağlayabilmekten geçiyor.

Yıldırım’da kadınlara yönelik çalışmalarda da benzer bir yaklaşım görüyoruz. Ev Eksenli Kadın İstihdamı Projesi ile kadınların evlerinden üretime katılması ve aile bütçesine katkı sağlaması hedefleniyor. Burada ekonomik katkının yanında başka bir mesele daha var. Bir kadının kendi emeğini ortaya koyması, yaptığı işin karşılığını alması ve üretimin bir parçası olduğunu hissetmesi önemli.

Başkan Yılmaz döneminde kadınlara yönelik çalışmaların farklı başlıklarla sürdürülmesi bu açıdan dikkat çekiyor. Çünkü kadınların hayatına dokunan projelerin yalnızca sosyal destek olarak görülmemesi gerektiğini düşünüyorum. Üretim varsa, emek varsa ve bunun karşılığında bir kazanç elde ediliyorsa orada ekonomik hayatın da bir parçası var demektir.

Çocuklar tarafında ise Yıldırım’ın oldukça hareketli bir yaz geçirdiğini söylemek mümkün. Geleneksel Mahalle Çocuk Şenlikleri bu yıl 24 mahallede düzenlendi ve 20 binden fazla çocuk etkinliklerle buluştu.

Bu rakam elbette dikkat çekici. Fakat benim daha çok önemsediğim nokta etkinliklerin mahallelere götürülmesi. Çünkü her ailenin çocuğunu alıp şehrin başka bir noktasındaki organizasyona götürme imkânı olmayabilir. Çocuğun yaşadığı mahallede bir etkinlik düzenlenmesi ise işi daha ulaşılabilir hale getiriyor.

Bir de bunun bilim tarafı var. Molla Yegan Çocuk Üniversitesi Yaz Okulu’nun Bilim Şenliği ile tamamlanması, çocukların yalnızca eğlenmesine değil, merak etmesine ve yeni şeyler keşfetmesine de alan açıyor.

Çocukların bugün gördüğü bir deneyin, duyduğu bir bilginin ya da merak ettiği bir konunun yıllar sonra nerede karşılarına çıkacağını bilemeyiz. Belki bir meslek seçiminde, belki üniversite tercihinde, belki de sadece hayata bakışlarında etkisi olacak. Bu nedenle çocukları bilim ve teknolojiyle erken yaşta buluşturmak, geleceğe yapılan sessiz yatırımlardan biri.

Yıldırım’ın geleceğini konuşurken kentsel dönüşüm başlığını ise ayrı bir yere koymak gerekiyor.

Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi’nde artık sona yaklaşılıyor. Enerji ve su ihtiyacını kendi bünyesinden karşılayacak şekilde tasarlanan projede 312 bağımsız bölümün hak sahipleriyle buluşturulması bekleniyor.

Kentsel dönüşüm konusunda Bursa’nın önünde hâlâ ciddi bir mesele var. Eski yapıların yenilenmesi kadar, insanların daha güvenli ve nitelikli yaşam alanlarına kavuşması da önemli. Bu nedenle dönüşümün yalnızca “eski binanın yerine yeni bina yapılması” şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor. Yeni yaşam alanlarının nasıl tasarlandığı, çevreye etkisi ve gelecekte insanların ihtiyaçlarına cevap verip vermeyeceği de işin önemli bir parçası.

Başkan Oktay Yılmaz yönetimindeki Yıldırım’da bu çalışmaların yanında kültürel ve milli hafızaya yönelik etkinliklerin de sürdürülmesi dikkat çekiyor. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünde hazırlanan sergi, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ve kahramanlık hafızasını yeniden hatırlatmayı amaçladı.

Bence burada önemli olan denge.

Bir yandan çocukları geleceğin teknolojileriyle tanıştırırken diğer yandan geçmişimizi anlatmak gerekiyor. Bir tarafta kentsel dönüşümle geleceğin yaşam alanlarını oluştururken diğer tarafta o kentin hafızasını korumak gerekiyor. Gençlerin üniversiteye hazırlanmasına destek olurken kadınların üretimine de alan açmak gerekiyor.

Yıldırım’daki son dönem çalışmalarını benim açımdan ilginç kılan da bu çeşitlilik.

Fakat elbette bütün bunları anlatırken Yıldırım’ın hâlâ çözülmesi gereken sorunları olduğunu da unutmamak gerekiyor. Büyük ve yoğun nüfuslu bir ilçeden söz ediyoruz. Her mahallenin beklentisi aynı değil. Ulaşım, kentsel dönüşüm, çevre, sosyal hizmetler ve günlük yaşamın getirdiği pek çok sorun hâlâ masada.

Dolayısıyla yapılan her çalışmayı eleştirel gözle değerlendirmek, eksikleri söylemek de işin bir parçası.

Ama Yıldırım’a sadece sorunları üzerinden bakmak da haksızlık olur.

Çünkü bugün bir genç belediyenin kütüphanesinde ders çalışıp üniversiteye gidiyorsa, bir kadın evinde ürettiği ürünle aile ekonomisine katkı sağlıyorsa, bir çocuk kendi mahallesinde etkinliğe katılabiliyor ve bilimle tanışıyorsa, bir aile daha güvenli bir konuta kavuşmak için gün sayıyorsa bütün bunların ilçenin günlük hayatında bir karşılığı var.

İşte bu yüzden başlıktaki soruya dönüyorum:

Yıldırım’da asıl değişim nerede yaşanıyor?

Ben cevabın yalnızca yeni binalarda, dönüşen sokaklarda ya da tamamlanan projelerde olmadığını düşünüyorum.

Asıl mesele, yapılan işlerin insanların hayatında nasıl bir iz bıraktığı.

Bir gencin üniversite hayalinin gerçeğe dönüşmesinde, bir kadının “Ben de üretiyorum” diyebilmesinde, bir çocuğun bilimle tanışmasında, bir ailenin daha güvenli bir ev beklentisinde…

Yıldırım’ın hikâyesi biraz da burada yazılıyor.

Önümüzdeki dönemde Başkan Oktay Yılmaz ve Yıldırım Belediyesi açısından asıl önemli konu ise bu çalışmaların devamlılığını sağlamak ve ilçenin hâlâ çözüm bekleyen sorunlarına aynı kararlılıkla odaklanmak olacak.

Çünkü yapılan projeler kadar, o projelerin Yıldırım’da yaşayan insanların hayatını gerçekten değiştirip değiştirmediği de önemli.

Exit mobile version