Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Trump’ın sözcüsünün koltuğu 5 günde gitti

ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni basın sözcüsü Katie Zacharia, göreve başlamasından yalnızca beş gün sonra görevinden ayrıldı. İlk basın toplantısında yaşadığı aksaklıklar ve avukatlık sınavını geçemediğinin ortaya çıkmasıyla eleştirilerin odağına yerleşen Zacharia’nın Beyaz Saray’daki kısa görev süreci sona erdi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın

Muhafazakar siyasi yorumcu olarak tanınan Katie Zacharia, Trump yönetiminin baş sözcüsü olarak görevlendirilmeden önce kamuoyunda fazla bilinen bir isim değildi. Salı günü düzenlediği ilk basın toplantısı ise geniş çaplı eleştirilere neden oldu.

Yaklaşık 14 dakika süren toplantıda, Trump yönetiminin icraatlarını anlatmak için hazırladığı konuşma sırasında zorlanan Zacharia, bazı ifadeleriyle de dikkat çekti. Eşinden söz ederken “başkan” ifadesini kullanması, toplantının öne çıkan gaflarından biri oldu.

Ayrıca, ağırlıklı olarak muhafazakar üç medya kuruluşunun sorularını yanıtladıktan sonra kürsüden ayrılması, Beyaz Saray basın mensuplarının tepkisini çekti.

Avukatlık sınavını geçemediğini kabul etti

Zacharia, ilk basın toplantısının ardından mesleki geçmişi ve hukuki yeterliliğiyle ilgili tartışmaların odağına yerleşti. Trump’ın kendisini “avukat” olarak nitelendirmesine karşın, avukatlık sınavını geçemediğine ilişkin haberler  gündeme geldi.

Kaliforniya’daki Pepperdine Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Zacharia, daha önce kendisini çeşitli platformlarda avukat olarak tanıtmıştı. Beyaz Saray da görevlendirmeyi duyururken aynı ifadeyi kullanmıştı.
Zacharia, daha sonra yaptığı açıklamada avukatlık sınavına bir kez girdiğini ve başarısız olduğunu doğruladı. Kendini tanımlarken kullandığı ifadeleri ise “avukat” ve “hukukçu” kavramları arasındaki ayrıma dikkat çekerek savundu.

İşten çıkarıldı

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü gazetecilere yaptığı açıklamada Zacharia’nın görevine ilişkin belirsizliğe işaret etti. Trump, genç basın sözcüsüne görevi sürdürüp sürdürmemesi gerektiğini yeniden düşünmesini söylediğini aktardı.

Beyaz Saray önünde konuşan Trump, Zacharia’ya bu görevin kendisi için uygun olup olmadığını sorduğunu belirterek, başka bir seçeneği değerlendirmesini önerdiğini ifade etti.

The Guardian’da yer alan habere göre Beyaz Saray yetkililerinden birinin açıklamasına göre Zacharia, aynı gün görevinden çıkarıldı. Zacharia da cuma akşamı Beyaz Saray’dan ayrıldığını doğruladı.

Trump’a övgüler yağdırarak veda etti

Görevden ayrıldığını sosyal medya hesabından duyuran Zacharia, Trump’a yönelik övgü dolu ifadeler kullandı.

Trump’ı nazik, düşünceli, çalışkan ve coşkulu bir insan olarak tanımlayan Zacharia, onun için çalışmanın kendisi açısından bir onur olduğunu belirtti. Ayrıca daha fazla Amerikalının Trump’ın yaptıklarını takdir etmesini dilediğini ifade etti.

Görevine hazır olduğunu göstermeye çalıştı

Zacharia, eleştirilerin ardından kamuoyundaki imajını düzeltmek ve baş sözcülük görevine hazır olduğunu göstermek amacıyla çeşitli medya kuruluşlarına röportajlar verdi.

Perşembe akşamı Fox News sunucusu Sean Hannity’nin programına katılan Zacharia, ilk basın toplantısında yaşanan sorunları açıklamaya çalıştı. Görevi kabul etmesiyle ilk toplantıyı düzenlemesi arasında hazırlık yapmak için çok az zamanı olduğunu söyledi.

Hannity ise hem toplantıdaki performansını hem de kendisini avukat olarak tanıtmasını sorguladı.

Cuma günü Fox & Friends programına katılan Zacharia, sunucu Lawrence Jones’un Trump’ın güvenini koruyup korumadığı yönündeki sorusuyla da karşılaştı. Zacharia, Beyaz Saray’da bulunduğunu vurgulayarak çevresindekilerin güvenini ve itimadını kazanmayı umduğunu söyledi. Ancak bir sonraki basın toplantısının ne zaman yapılacağına ilişkin kesin bir bilgi veremedi.

Kısa görev süreci Trump’ın tercihlerini gündeme taşıdı

Zacharia’nın yalnızca beş gün süren basın sözcülüğü, Trump yönetiminin medya görünürlüğü yüksek isimleri tercih etme stratejisini de tartışmaya açtı. ABD’nin ara seçimlere yaklaştığı ve yönetimin çeşitli siyasi zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde yaşanan gelişme, Beyaz Saray’ın iletişim stratejisine ilişkin soru işaretlerini artırdı.