Bu sonuç, isimlerden ve listelerden öte, ziraat mühendisliğini hak ettiği saygınlığa kavuşturma iradesini ortaya koyuyor. Bir bayrak yarışı olarak görülen bu süreçte amaç, toprağın ve üretimin savunucusu olan meslektaşlarımızı daha etkin kılmaktır.
Unutulmamalıdır ki yönetim kurulu yedi kişiden ibarettir; fakat oda, binlerce mühendisin ortak aklı ve gücüdür. Kapalı kapılar ardında alınan kararlar yerine, gençlerin dinamizmini duayenlerin tecrübesiyle buluşturan katılımcı bir yapı şarttır. Uzmanlık komisyonları göstermelik olmaktan çıkmalı, gerçek karar merkezleri haline gelmelidir. Üyeler yalnızca aidat ödeyen değil, çözüm üretim sürecine aktif katılan birer paydaş olmalıdır.
Bursa, verimli tarım ovalarının sanayi ve rant baskısı altında ezildiği bir kenttir. Bu nedenle ziraat mühendisi, yalnızca görüş bildiren değil, bilimsel otorite olarak masayı kuran taraf olmalıdır. Tarımda alınacak her karar, çiftçiden öte gıda güvenliğini, çevre sağlığını ve toplumun geleceğini etkiler. Ziraat mühendisleri; toprak koruma planlarından sulama projelerine, bitki sağlığı ve verimlilik analizlerinden iklim değişikliğine uyum stratejilerine kadar geniş bir teknik bilgiye sahiptir. Onların etkinliği, tarımın geleceğini belirleyen en kritik faktördür.
Yeni yönetim, katılımcı
Üyeler olarak biz demokrasi görevimizi yerine getirdik. Şimdi sıra, bu emaneti icraata
dönüştürmekte. Protokol peşinde koşan değil; tarlada, laboratuvarda ve karar mekanizmalarında mühendisin hakkını savunan bir oda için takipte olacağız.
Çünkü toprak mühendisle; mühendis ise odasıyla güçlüdür. Ve güçlü bir oda, yalnızca meslektaşlarının değil, Bursa’nın ve Türkiye’nin tarımsal geleceğinin teminatıdır.

