Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hürmüz açılsa bile kriz biter mi? Enerji piyasaları için kritik uyarı

ABD, İsrail ve İran arasında 8 Nisan itibarıyla sağlanan ateşkes, bölgede yeni bir sürecin kapısını araladı. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik ve sahadaki kırılgan yapı, krizin tamamen sona ermediğini gösteriyor. Uzmanlara göre enerji piyasalarında daha temkinli ve maliyetli bir dönem başlıyor.

ABD, İsrail ve İran

Ateşkes var ama risk sürüyor

ABD ile İran arasında Pakistan’ın ara buluculuğunda sağlanan ateşkesin ardından tarafların yeniden masaya oturması bekleniyor. Ancak sahadaki gelişmeler sürecin oldukça hassas ilerlediğine işaret ediyor.

İsrail’in Lübnan’ı ateşkes kapsamı dışında tuttuğunu açıklaması ve saldırılarını sürdürmesi, çatışmanın farklı cephelerde devam ettiğini ortaya koyuyor. Buna karşılık İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapandığını duyurarak Lübnan cephesinin de sürece dahil edilmesini şart koşuyor.

Washington yönetimi ise İran’a yönelik baskı dilini sürdürerek, boğazın açılması gerektiğini vurguluyor ve aksi durumda daha sert adımların gündeme gelebileceği mesajını veriyor.

Küresel enerji sisteminin dar boğazı

Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olmaya devam ediyor. Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün bu hat üzerinden taşındığı belirtilirken, bu miktar küresel arzın yaklaşık beşte birine karşılık geliyor. Aynı zamanda LNG sevkiyatının önemli bir bölümü de bu dar geçide bağlı.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Murat Aslan, boğazın yalnızca hacim değil kapasite açısından da sınırlı olduğuna dikkat çekiyor. Günlük yaklaşık 80-90 gemi geçiş kapasitesine sahip olan hat, kriz dönemlerinde ciddi bir darboğaza dönüşüyor.

Savaş sürecinde bölgede oluşan yaklaşık 800 gemilik birikimin kısa sürede eritilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı vurgulanıyor. Bu durum, enerji akışının normale dönmesinin zaman alacağını gösteriyor.

Piyasalar ateşkese temkinli yaklaştı

Krizin ilk günlerinde petrol fiyatları sert yükseldi. Brent petrol 120 dolar seviyesine yaklaşırken bazı işlemler 150 dolara kadar çıktı. Ateşkesin ardından fiyatlar gerilese de kısa sürede yeniden 95-100 dolar bandına oturdu.

Uzmanlara göre bu dalgalanma, piyasaların sadece mevcut arzı değil, gelecekte yaşanabilecek riskleri de fiyatladığını ortaya koyuyor.

Normalleşme zaman alacak

Hürmüz Boğazı’nın açılması, enerji akışının hemen eski seviyesine döneceği anlamına gelmiyor. Bölgede oluşan gemi yoğunluğu, sigorta süreçleri, ticari kontratlar ve liman altyapısındaki hasarlar normalleşmeyi geciktiren unsurlar arasında yer alıyor.

Prof. Dr. Murat Aslan’a göre teknik açılma ile fiili normalleşme arasında ciddi bir zaman farkı bulunuyor. Mevcut koşullarda enerji piyasalarının tam anlamıyla dengelenmesi 1 ila 3 ay sürebilir.

Alternatif hatlar yetersiz

Hürmüz’e alternatif olarak gösterilen boru hatları ise küresel enerji ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin toplam kapasitesi, küresel arz açığını kapatmaya yetmiyor.

Doğalgaz tarafında ise tablo daha da kırılgan. Özellikle Katar’ın LNG ihracatının büyük ölçüde Hürmüz’e bağlı olması, alternatiflerin sınırlı kalmasına neden oluyor.

Yeni bir enerji dengesi mi doğuyor?

Uzmanlara göre Hürmüz’de yaşanan kriz, yalnızca geçici bir kesinti değil, küresel enerji sisteminde daha kalıcı değişimlerin habercisi olabilir. Artan risk primi, ticaret alışkanlıklarını ve enerji politikalarını yeniden şekillendiriyor.

Bu süreçte ülkelerin yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve enerji verimliliği gibi alanlara yönelmesi bekleniyor.

Tüm bu gelişmeler, ateşkesin tek başına krizi sona erdirmeye yetmediğini ortaya koyuyor. Hürmüz Boğazı açılsa bile, güvenlik riskleri ve ekonomik kırılganlık nedeniyle küresel enerji piyasalarında tam normalleşme kısa vadede zor görünüyor.