Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Toplantıda ülkenin ve milletin gündeminde yer alan meseleleri değerlendirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz. Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3’ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca Türksat-7A projemiz ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki; uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. ‘Uzayda izi olanın dünyada sözü olur’ düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul’un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz”
Türkiye’nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürüttüklerini ve bunu yaparken de hizmet ve eser siyasetini de sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son toplantımızdan bu yana Türkiye’nin ve şehirlerimizin kazançhanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih’in emaneti aziz İstanbul’u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul’un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro projesi bunlardan biridir. 19 Haziran’da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul’umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken, ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul’da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır” açıklamasında bulundu.
“Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz”
Sadece ulaştırma değil, birçok alanda yatırımların devam ettiğini ve bunlardan birinin de savunma sanayii alanı olduğunu söyleyen Erdoğan, “‘Altta kalanın canı çıksın’ anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askeri gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140’ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50’den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. 20 Haziran’da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine bir kez daha şahitlik ettik. İstanbul’da düzenlediğimiz törende kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz KAM-ROMAN korvetini Romanya Deniz Kuvvetleri’ne teslim ettik. Aynı törende Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimiz de donanmamızın envanterine dahil oldu. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik” dedi.
“Ellerinde 73 bin masum Gazzeli’nin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz”
İsrail hükümetinin 1915 olaylarına ilişkin aldığı “sözde soykırım” kararına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzeli’nin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. ‘Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem’ diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa, Gazze’deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye’ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir” diye konuştu.
“Adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti’dir”
Türkiye’yi yönetirken herhangi bir ayrım yapmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadroyuz. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim. Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık” dedi.
“Parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz”
Hizmet ederken kimsenin etnik kökenine, ırkına, diline, dinine bakmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların siyasete de malzeme edilmemesi gerektiğini belirtti. Erdoğan, “Siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek, hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp ‘kavgada yumruk sayılmaz’ mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah’ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz” ifadelerini kullandı.
“Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz”
Savaş, kriz ve çatışmaların küresel ticareti olumsuz etkilediği bir dönemde Türkiye’nin başarı grafiğinin yükselmeye devam ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2025’te 395,9 milyar dolar değerinde mal ve hizmet ihraç ederek Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. İhracatta yakaladığımız bu ivmeyi özel sektörümüzle dayanışma içinde inşallah daha yukarılara taşıyacağız. Finansmana erişim başlığı olmak üzere ihracatçılarımıza yeni imkanlar sunmaya da devam ediyoruz. Daha önce 4,5 milyar liraya yükselttiğimiz Reeskont kredilerinin günlük limitini 500 milyon lira ilave ile 5 milyar liraya yükselttik. Tüm ihracatçılarımız için hayırlı uğurlu olsun diyor, ürünlerimizi dünyanın dört bir yanına ulaştıran tüm firmalarımıza tebriklerimi iletiyorum. Bugün biliyorsunuz Türkiye İstatistik Kurumu mayıs ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. İşsizlik oranı mayıs ayında bir önceki ay ile aynı seviyeyi koruyarak yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azalırken, gençlerde bu oran 0,7 puanı buldu. İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak, 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz” diye konuştu.
“Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçilmesini de değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “7 yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü daha da arttıracağına inanıyorum. Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır. Zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir” açıklamasında bulundu.
Meydana gelen iki büyük depremle sarsılan Venezuela halkına tüm imkanlarla destek olduklarını da belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“AFAD koordinasyonunda Milli Savunma Bakanlığımızla iş birliği içinde iki askeri nakliye uçağımızı afet bölgesine süratle sevk ettik. Toplam 75 personelimiz, 5 arama kurtarma aracı, 6 arama kurtarma köpeğimiz ile Venezuela’ya ulaştı ve çalışmalarına başladı. Uluslararası koordinasyon mekanizmalarıyla temas halinde hem arama kurtarma çalışmalarına katkı sunuyor hem de bölgedeki öncelikli insani ihtiyaçların karşılanması için gerekli planlamaları yapıyoruz. Belediyelerimizin de dost Venezuela halkı için çeşitli yardım kampanyaları tertiplediklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Venezuela hükümetine ve halkına bir kez daha geçmiş olsun diyor, Türk milletinin yanlarında olduğunu ve olacağını tekrar ifade etmek istiyorum.”

