Erdoğan, eylül ayında Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmede F-35 konusunu bizzat gündeme getirdiğini belirterek, Türkiye’nin Rusya’dan savunma sistemi alması gerekçesiyle programdan çıkarılmasını “haksız bir karar” olarak nitelendirdi.
“Sayın Trump’ın yeniden göreve başlamasıyla birlikte Türkiye–ABD ilişkilerinde daha makul ve olumlu bir zemine geçilmesi yönünde bir imkan doğmuştur” diyen Erdoğan, Türkiye’nin bedelini ödediği F-35 uçaklarını teslim almasının ve programa yeniden dahil edilmesinin, iki stratejik ortak ve NATO için gerekli olduğunu ifade etti.
“Türkiye’nin itibarı esas alınmalı”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu süreci Türkiye’ye yönelik haksız bir girişim olarak değerlendirdiklerini belirterek,
“Bizim için esas olan Türkiye’nin itibarının korunması ve bankamızın haksız şekilde cezalandırılmamasıdır. Görüşmeler bu çerçevede devam etmektedir. Temennimiz, hukuka uygun ve stratejik ortaklıkla mütenasip adil bir sonuca ulaşılmasıdır” dedi.
Enerji vurgusu: ABD LNG’de önemli bir ortak
Enerji politikalarına da değinen Erdoğan, ABD menşeli LNG tedarikinin kayda değer ölçüde artırıldığını belirterek, ABD’nin Türkiye’nin enerji tedarik zincirinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Erdoğan,
“Türkiye’nin duruşu nettir. Milli menfaatlerimiz ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ederiz. Hidrokarbon ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşılayan bir ülke olarak dikkatli ve dengeli olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Bölgesel sorunlar ve diplomasi mesajı
Bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile doğrudan temas kurabilen, aynı anda Washington ve Brüksel hattında etkin diplomasi yürütebilen yegâne aktörlerden biri olduğunu söyledi.
Gazze konusunda ise Erdoğan, bölgede kurulması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü’nün başarısının, sahada meşruiyeti olan aktörlerin sürece dahil edilmesine bağlı olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu noktada kilit bir rol üstlenebileceğini belirten Erdoğan,
“Türkiye’nin olmadığı bir mekanizmanın Filistin halkının güvenini kazanması zordur” dedi.

