Çevrenin ve insan vücudunun çok sayıda mikroorganizmayla çevrili olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Reşit Mıstık, bu mikroorganizmalarla temasın kaçınılmaz olduğunu söyledi. Günlük yaşamda pek çok yüzeye dokunan ellerin, farkında olmadan yüze, göze ve ağıza götürülmesiyle hastalık etkenlerinin vücuda taşınabildiğini kaydeden Mıstık, el hijyeninin sağlık açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. El hijyeninin su ve sabun, antiseptik içeren sabun veya alkol bazlı antiseptik solüsyonlarla ellerin uygun şekilde temizlenmesi olduğunu belirten Mıstık, uygulamanın yapılacağı ortama göre farklı el hijyeni yöntemlerinin bulunduğunu dile getirdi.
El yıkamanın 3 farklı yöntemi var
El hijyeninin sosyal, hijyenik ve cerrahi el yıkama olmak üzere üç farklı şekilde uygulandığını aktaran Mıstık, sosyal el yıkamanın ev ve sosyal alanlarda gerçekleştirildiğini, bu yöntemde ellerin 10-15 saniye yıkanmasının öngörüldüğünü belirtti. Hijyenik el yıkamanın antimikrobiyal sabunlar veya alkol bazlı antiseptiklerle yapıldığını ifade eden Mıstık, bu yöntemde temas süresinin en az 30 saniye olması gerektiğini ve özellikle hasta bakımında ve hastanelerde uygulandığını söyledi. Cerrahi el yıkamanın ise cerrahlar tarafından ameliyat ve girişimler öncesinde, özel teknikler kullanılarak gerçekleştirilen daha kapsamlı bir temizlik yöntemi olduğunu kaydetti.

Nezle virüsü ellerle de bulaşıyor
Eller aracılığıyla taşınan mikroorganizmaların çeşitli hastalıklara neden olabildiğini belirten Prof. Dr. Reşit Mıstık, tifo ve dizanteri gibi sindirim sistemi hastalıklarının yanı sıra nezle ve grip gibi solunum yolu enfeksiyonlarının da el hijyenine dikkat edilmediğinde bulaşabileceğini ifade etti.
Öksürme ve aksırma sırasında çevreye yayılan virüslerin ellere bulaşabildiğini, ellerin daha sonra yüze, ağza, buruna ve göze götürülmesiyle enfeksiyon riskinin ortaya çıktığını anlatan Mıstık, nezle virüsünün sanılanın aksine yüzde 50 oranında eller aracılığıyla bulaştığına dikkat çekti.
El yıkama alışkanlığı yeterli değil
El yıkama alışkanlığına ilişkin oranlara da değinen Mıstık, el yıkamanın gerekli olduğu durumlarda uyum oranının kadınlarda yüzde 52, erkeklerde yüzde 48 olduğunu belirtti. Bu oranın çocuklarda yüzde 20’lere, genç erişkinlerde ise yüzde 30’lara kadar düşebildiğini ifade eden Mıstık, el hijyeninin günlük yaşamda yeterince uygulanmadığına işaret etti.
Hastalık yapıcı mikroorganizmaların eller aracılığıyla yayılmasını önlemek için gerekli durumlarda ellerin uygun şekilde yıkanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Reşit Mıstık, el hijyeninin bulaşıcı hastalıklardan korunmada temel uygulamalardan biri olduğunu kaydetti.
