Deplasmanda Menemen FK ile karşı karşıya gelecek Bursaspor’da Teknik Direktör Mustafa Er, bahane üretmeden tüm maçları kazanmaları gerektiğini söyledi. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Er, “Agresif ve tehditkar bir oyun istiyoruz. Bu da kolay değil. Ciddi bir efor lazım bunun için. Bu da bir güç meselesi. Bu anlamda da çalışıyoruz. Hiç zamanımız yok. İki gün sonra bir maç oynayacağız. 4 maçlık fikstür açıklandı. Orada da sıkışık takvim var. Biz bunların hepsine hazırlıklı olmak zorundayız. Bahane üretme şansımız yok. Bütün maçları kazanacak oyunu ve skoru almak zorundayız” dedi.
HER MAÇ DEVAM ETMELİ
Son oynanan Kırklarelispor maçında oyuncularının göstermiş olduğu reaksiyondan memnun olduğunu ve bu arzu ve coşkuyu kalan maçlarda da devam ettirmeleri gerektiğini aktaran Mustafa Hoca, “90 dakika skordan bağımsız oyun oynamak zorundayız. Koruma psikolojisiyle, rakiple aynı formasyona dönersek oyuna ortak ederiz. Oyuncularımız son maçta reaksiyon göstediler. Bunu devam ettirmeliyiz. Süreç kısalıyor. Her hafta bu arzu, istek, coşku atak futbolu oynayan, topa sahip olan biz olmalıyız” ifadelerini kullandı.
RAKİP KADAR ODAKLANMALIYIZ
Rakip ayırt etmediklerini ancak deplasman maçlarında şartlardan dolayı daha fazla konsantre olmaları gerektiğini vurgulayan Er, “Bizim için Adana maçı da Menemen maçı da, diğer maçlar da aynı. Rakiplerden bağımısız hepsini ciddiye almak zorundayız. Futbolda bunlar var. Bu işin şakası yok. Hiçbir rakibi diğerinden ayırmıyorum. Oyuncularmızın ayırmamasını söylüyorum. Tek kritik nokta var; iç saha ve deplasman. Deplasmana ekstra motive olmak zorundayız. Zaten iç sahada 45 bin kişinin önünde herkes motive. Şartlara uymak zorundayız. Rakip kadar odaklanıp konsantre olmak zorundayız. Onlar kadar mücadele etmemiz lazı ki kalitemiz orataya çıksın. Bu olmazsa rakibi ortak ederiz” diye konuştu.
Baskıyla baş etmeliyiz
Mustafa Er, şampiyonluk yolunda takımın üzerinde yer alan baskıyla ilgili de konuştu. Bursaspor’da oynamanın bir bedeli olduğunu tekrarlayan 46 yaşındaki çalıştırıcı, “Şampiyon olmak istiyorsak bu baskı olacak. Bu baskıyla baş edebilmemiz lazım. O zaman gideceğiz bin kişilik stadı olan, camia olmayan belki yerel basını olmayan takımlarda çalışmamız lazım. Bu baskıyı kaldıramazsak burada işimiz yok. İçeride sürekli konuşuyoruz zaten” dedi.

