Bursa’nın siyah inciri tarlada çürümesin: Emeğin karşılığı bu olmamalı

208 Gramlık İncir, 80 TL’lik değer Geçtiğimiz günlerde Osmangazi’nin Avdancık Mahallesi’nde, hasadın yoğun olduğu bir dönemde üreticimizin bahçesindeydik. Üreticimiz Osman Yaşbey’in bahçesinde yapılan hasada ve emeğe yakından şahit olduk. Terazide tartılan bir Bursa Siyah İnciri tam 208 gram geldi. Belki sıradan bir rakam gibi görünebilir. Ama o 208 gramın arkasında aylarca süren bir emek var. […]

208 Gramlık İncir, 80 TL’lik değer

Geçtiğimiz günlerde Osmangazi’nin Avdancık Mahallesi’nde, hasadın yoğun olduğu bir dönemde üreticimizin bahçesindeydik. Üreticimiz Osman Yaşbey’in bahçesinde yapılan hasada ve emeğe yakından şahit olduk. Terazide tartılan bir Bursa Siyah İnciri tam 208 gram geldi.

Belki sıradan bir rakam gibi görünebilir. Ama o 208 gramın arkasında aylarca süren bir emek var. Budama var, gübreleme var, sulama var, hastalık ve zararlılarla mücadele var. Sabahın erken saatlerinde başlayan ve gün boyunca güneşin altında devam eden bir hasat var. Her incirin tek tek kontrol edilmesi, özenle toplanması ve kasalara yerleştirilmesi var.

Yani o 208 gram sadece bir meyvenin ağırlığı değil; bir üreticinin aylarca verdiği emeğin karşılığıdır. Fakat bugün üretici, bu emeğin karşılığını istediği değerde alamıyor. Kilosu 80 TL’ye kadar düşen fiyatlarla karşı karşıya kalıyor.

Emeğin Karşılığı Nerede?

Bursa Siyah İnciri sıradan bir tarım ürünü değildir. Bursa’nın tarımsal kimliğinin en önemli unsurlarından biridir. Dünyanın farklı ülkelerinde tanınan, kalitesi ve aromasıyla tercih edilen, ihracat potansiyeli son derece yüksek bir üründür.

Ancak her yıl aynı hikâyeyi yaşamaktan artık yorulduk. Sezon geliyor, üretici bahçesine giriyor. Masrafını yapıyor, emeğini ortaya koyuyor. Hasat başlıyor ve bir anda herkes aynı cümleyi kuruyor: “Talep yok.” “Piyasa sıkışık.” “İhracat yavaş.”

Peki üretici ne yapacak? İnciri dalında bekletemez. Bir hafta sonra aynı kaliteyi bulmak mümkün değildir. Hasat zamanı geldiğinde ürünün toplanması gerekir. Üreticinin elindeki ürün bozulabilir, kalite kaybedebilir.

İşte üreticinin en büyük dezavantajı da burada ortaya çıkıyor. Üretici ürününü bekletemiyor ama alıcı bekleyebiliyor. Bu dengesizlik, üreticinin pazarlık gücünü ciddi şekilde zayıflatıyor.

Sonuçta üretici ya düşük fiyata ürününü satmak zorunda kalıyor ya da ürününü tarlada bırakma riskiyle karşı karşıya kalıyor.

Tarlada Çürüyen İncir, Aslında Çürüyen Bir Sistemin Göstergesidir

Bir incirin tarlada çürümesi yalnızca ekonomik bir kayıp değildir. O incirin arkasında bir çiftçinin alın teri vardır. Harcanan mazot vardır. Gübre, ilaç, sulama ve işçilik maliyeti vardır.

Ailenin geçim umudu vardır. Çocuğunun eğitim masrafı vardır. Borcu vardır. Gelecek yıl yeniden üretim yapabilme umudu vardır.

Bu nedenle tarlada çürüyen her incir, aslında üreticinin umudundan eksilen bir parçadır.

Bugün 80 TL’ye satılan bir ürünün market rafında tüketiciye hangi fiyatla ulaştığını da sorgulamak zorundayız. Üretici ile tüketici arasındaki fiyat makası açıldıkça, sistemin bir yerinde ciddi bir sorun var demektir.

Üretici kazanamıyor, tüketici pahalıya alıyor. Peki aradaki fark nereye gidiyor? Bu sorunun cevabını artık hep birlikte aramak zorundayız.

Masalar Var, Toplantılar Var; Peki Sahada Çözüm Nerede?

Tarım konusunda her hafta toplantılar yapılıyor. Çalıştaylar düzenleniyor. Raporlar hazırlanıyor.

Toplantı salonlarında tarımın geleceği konuşuluyor. Ancak tarımın geleceği toplantı salonlarında değil, tarlada belirleniyor.

Güneşin altında üreticiyle birlikte olmadan, hasat zamanı bahçeye girmeden, ürünün maliyetini ve pazarlama sorununu yerinde görmeden tarımın gerçek problemlerini anlamak mümkün değil.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın artık bu sorunlara yalnızca masa başından değil, sahadan bakması gerekiyor. Bursa Ziraat Mühendisleri Odası’nın ve sahada üreticiyle birebir çalışan meslektaşlarımızın ortaya koyduğu sorunlar ve çözüm önerileri dikkate alınmalıdır.

Çünkü bizler bu sorunları raporlardan değil, üreticinin yüzünden okuyoruz.

Bursa Halindeki Fiyat Dalgalanması Üreticinin Önünü Kesiyor

Bursa Siyah İnciri’nde fiyatların kısa süre içerisinde ciddi şekilde değişebilmesi, üreticinin planlama yapmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Bursa Hali’nde 50–150 TL/kg arasında değişebilen fiyatlar, üretici açısından ciddi bir belirsizlik yaratıyor.

Sonunda bugün yaşadığımız fiyat sorunu, yarının üretim sorununa dönüşür.

Bursa Siyahı İngiltere Kraliyet Mutfağına Girdi, Üreticinin Mutfağına Neden Girmiyor?

Bursa Siyah İnciri dünyanın en önemli sofralarına kadar ulaşmış bir ürün; İngiltere Kraliyet mutfağına kadar girmiş bir Bursa değerinden söz ediyoruz.

Dünyanın farklı ülkelerinde marka olmuş bir ürünümüz var. Peki böylesine değerli bir ürünün üreticisi neden hâlâ “Bugün kaça satacağım?” endişesi yaşıyor?

Asıl çelişki burada. Ürünü markalaştırıyoruz ama üreticiyi koruyamıyoruz. Dünyaya satıyoruz ama üreticinin gelirini istikrarlı hale getiremiyoruz.

Coğrafi işaretimiz var ama bu işaretin ekonomik değerini üreticinin cebine yeterince yansıtamıyoruz. Bursa Siyah İncirini stratejik bir tarımsal marka olarak ele almak zorundayız.

Çözüm Var mı? Elbette Var.

Sorunları anlatmak kolaydır. Asıl mesele çözüm üretmektir.

Ben bir ziraat mühendisi olarak, yıllardır sahada üreticilerimizle birlikte çalışan biri olarak, artık sadece şikâyet etmek değil, çözüm önerilerini de yüksek sesle ortaya koymamız gerektiğine inanıyorum.

Bugün üreticinin yanında durmazsak, yarın soframızda meyve ve sebze bulmak çok daha zor olabilir.

Üretici yaşarsa tarım yaşar. Tarım yaşarsa Türkiye yaşar.

Exit mobile version