YÖK’ten yapılan yazılı açıklamada, üniversitelerin bulundukları bölgelerin ihtiyaçlarına yönelik gerçekleştirdikleri bilimsel çalışmalarla topluma doğrudan katkı sunduğu ve Türkiye’nin yerli, milli üretim gücünü artıran somut projeler ortaya koyduğu vurgulandı.
10 Yıllık Çalışmanın Ürünü
BTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı, yaklaşık 10 yıl önce başlatılan çalışmaların başarıyla ilerlediğini belirtti. Laboratuvar testlerinden olumlu sonuçlar alınmasının ardından saha uygulamalarına geçildiğini ifade eden Avcı, özellikle Gemlik sahil bölgesinde zemin sıvılaşmasının yoğun olduğu bir alanda arazi denemeleri gerçekleştirdiklerini aktardı.
Avcı, “Elde ettiğimiz veriler, geliştirdiğimiz bor katkılı malzemenin zemin sıvılaşmasını önlemede son derece etkili olduğunu gösterdi.” dedi.
Binaya Zarar Vermeden Müdahale
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri ise uygulama yöntemi. Avcı, oturma kaynaklı sorunlar yaşanan bir binada deneme yaptıklarını belirterek, binanın iç kısmından açılan küçük delikler aracılığıyla bor katkılı malzemenin zemine enjekte edildiğini söyledi.
“Binanın hem içinden hem de dışından yapılan müdahalelerle, yapının oturduğu zemini tamamen iyileştiriyoruz. Bu işlemi bina sakinlerini rahatsız etmeden gerçekleştirebiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Deprem Güvenliği İçin Yerli Teknoloji
Tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yöntemin, deprem riski yüksek bölgelerde zemin sıvılaşmasını önlemek ve mevcut yapı stokunu güçlendirmek amacıyla yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Zemin iyileştirme teknolojilerinin, depreme karşı daha güvenli yapılar inşa edilmesinde kritik rol oynadığını vurgulayan Avcı, üniversitelerde üretilen bu tür yenilikçi çözümlerin Türkiye’nin deprem güvenliğine doğrudan katkı sunduğunu belirtti.
BTÜ’nün geliştirdiği “bor katkılı zemin enjeksiyonu” yöntemi, özellikle Bursa ve çevresindeki riskli yapıların güçlendirilmesinde umut vadeden bir çözüm olarak öne çıkıyor.

