Bursa’da Atış Yapı mağdurlarından çadır nöbeti: “Bu bir ticaret değil, barınma hakkı”

Bursa’da Atış Yapı projelerinde evleri teslim edilmeyen binlerce vatandaş, hak arayışını sokakta sürdürüyor. Mağdurlar, Babylon önü inşaat alanında başlattıkları çadır eylemini ikinci gününde de kararlılıkla devam ettiriyor.

Yönetimi TMSF’ye devredilen Atış Yapı projelerinde yaşanan mağduriyet, her geçen gün büyüyor. Yarım kalan inşaatlar ve teslim edilmeyen konutlar nedeniyle mağdur olan vatandaşlar, “Evlerimizi yapmadılar ama biz el ele çadırlarımızı kuracağız” sloganıyla bir araya gelerek geceyi alanda geçiriyor.

“3888 Aileyiz, Hayallerimiz Yarım Kaldı”

Atış Yapı mağdurları adına konuşan sözcü Saliha Göker, yaşanan sürecin yalnızca maddi değil, aynı zamanda derin bir manevi yıkım olduğunu vurguladı. Göker, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bizler ev hayali yarım bırakılmış, birikimlerini kaybetmiş anne ve babalarız. Yönetimi TMSF’ye devredilen Atış Yapı projelerinde mağdur edilen 3888 aileyiz. Yardım istediğimizde ‘ticaret yaptınız’ deniliyor. Oysa biz ticaret yapmadık. İşçi ve memur maaşlarıyla, yıllarca kendi ihtiyaçlarımızdan feragat ederek bir ev sahibi olma hayali kurduk.”

“Bu Bir Yatırım Değil, Yaşam Mücadelesi”

Göker, ev sahibi olma isteğinin ticari bir faaliyet olarak değerlendirilmesine tepki göstererek, barınmanın temel bir insan hakkı olduğunu dile getirdi:

“Barınma hakkı en temel insan hakkıdır. Bir ailenin ev sahibi olmak istemesi ticaret değil, en doğal yaşam arzusudur. Devlete ait arazilerde projeler yükselirken, satış ofisleri kurulup reklamlar yapılırken vatandaşın bu projelere güvenmemesi nasıl beklenebilir?”

“Mücadelemiz Sürecek”

Atış Yapı projeleri kapsamında yaklaşık 9 farklı projede vatandaşlardan milyarlarca lira toplandığını öne süren Göker, banka kredileriyle birlikte bu rakamın 20 milyar liraya yaklaştığını ifade etti.

Devlete çağrıda bulunan mağdurlar, somut çözüm talep ederek mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı:

“Devletimizin vatandaşını sahipsiz bırakmayacağına inanıyoruz. Bu sadece bir ev meselesi değil; emeğimizin, yıllarımızın ve hakkımızın mücadelesidir.”

Exit mobile version