BTSO’da seçimler için geri sayım sürüyor.
Bir tarafta mevcut Başkan İbrahim Burkay, diğer tarafta Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı var.
İki aday da üyelerle yoğun temas halinde. Ancak sahadaki görüntüye, toplantılardaki katılıma ve ortaya konulan vizyona baktığımızda İbrahim Burkay’ın ağırlığının giderek daha fazla hissedildiğini söylemek mümkün.
Hatırlayalım.
Başkan Burkay, haziran ayında Hilton Otel’de iş dünyasının karşısına çıktı.
Salon deyim yerindeyse iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalıktı.
Bursa iş dünyasının güçlü bir katılımla yer aldığı toplantıda Burkay, kentin ekonomisine ilişkin yeni dönem hedeflerini anlattı.
Ancak o toplantının bana göre en dikkat çekici tarafı, geçmişte yapılanların ötesinde önümüzdeki döneme ilişkin güçlü bir gelecek perspektifinin ortaya konulmasıydı.
Katılımcılarda, “Bizi nasıl bir gelecek bekliyor?” duygusu çok net biçimde oluştu.
Çünkü İbrahim Burkay’ın elinde geçmiş dönemden gelen güçlü bir proje karnesi var.
TEKNOSAB, GUHEM, Bursa Business School, yurt dışı fuar organizasyonları, İDEF, HOMETEX ve alım heyetleri…
Yıllar içerisinde binlerce BTSO üyesini ortak hedefler etrafında buluşturan çalışmalar bunlar.
Dolayısıyla ortada söylenen sözlerden çok, yapılan işlerden beslenen ciddi bir güven var.
Bunun ikinci ve belki de çok daha çarpıcı örneğini *6 Ağustos’taki TEKNOSAB KOBİ OSB lansmanında* gördük.
Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde 3 bini aşkın iş insanı vardı.
Salonların doluluğu, koridorlardaki yoğunluk, dışarıda oluşan kalabalık…
İçeri girenin çıkmakta, dışarıda kalanın içeri girmekte zorlandığı bir tablo vardı.
Bursa iş dünyasının projeye gösterdiği ilgi gerçekten dikkat çekiciydi.
Bu ilginin arkasında ise yıllar içerisinde oluşmuş güçlü bir kanaat var.
“Yaparsa BTSO yapar.”
Bu söz artık bir seçim sloganından çok, İbrahim Burkay döneminde ortaya çıkan projelerle karşılığını bulmuş bir algıya dönüşmüş durumda.
Burkay’ın yeni dönem için çizdiği rotaya baktığımızda da geniş bir perspektif görüyoruz.
TEKNOSAB ekosistemi içerisinde KOBİ OSB, Gıda OSB, organize ticaret alanları, inşaat sektörü için depolama alanları, serbest bölge ve veri merkezi gibi birbirinden önemli projeler bulunuyor.
Burkay’ın burada kullandığı “Bu ekosistemde herkese yer var” ifadesi de önemli.
Çünkü bu yaklaşım, BTSO’nun yaklaşık 60 bin üyesinin tamamına temas etmeyi amaçlayan bir vizyon ortaya koyuyor.
Gelelim yarışın diğer tarafına.
Özer Matlı da seçim çalışmalarını sürdürüyor ve geçtiğimiz günlerde “Birlikte Çalışma Merkezi” adını verdiği seçim ofisinin açılışını gerçekleştirdi.
Ancak açıkçası seçim ofisinin açılışından kamuoyuna yansıyan görüntüler, Matlı cephesi açısından beklenen etkiyi oluşturmadı.
Çünkü günler öncesinden bu açılış için yoğun biçimde davet mesajları paylaşılmıştı.
Dolayısıyla doğal olarak gözler o güne çevrilmiş, BTSO üyelerinin nasıl bir katılım göstereceği merak konusu olmuştu.
Ortaya çıkan görüntü ise beklentinin gerisinde kaldı.
Kamuoyuna yansıyan karelerde birkaç tanınmış isim dışında Bursa iş dünyasının geniş kesimlerini temsil eden güçlü bir katılım görüntüsü oluşmadı.
Hatta fotoğraflarda yer alan isimlerin önemli bölümünün Matlı Grubu çalışanlarından oluşup oluşmadığı yönündeki değerlendirmeler de dikkat çekti.
Böylesine iddialı bir seçim yarışına girerken, günler öncesinden duyurusu yapılan bir seçim ofisi açılışında beklenen üye hareketliliğinin oluşmaması elbette üzerinde durulması gereken bir tablo.
Çünkü seçim ofisi açılışları aynı zamanda adayın sahadaki karşılığının, oluşturduğu heyecanın ve çevresinde meydana getirdiği hareketliliğin görüldüğü organizasyonlardır.
Bu açıdan bakıldığında Özer Matlı’nın açılışı, seçim yarışına güçlü bir başlangıç görüntüsü vermekten uzak kaldı.
Hele ki karşı tarafta birkaç hafta arayla binlerce iş insanını aynı çatı altında buluşturabilen organizasyonlar varken, aradaki katılım farkı daha da dikkat çekici hale geldi.
Elbette seçim sandıkta kazanılır ve bir açılıştaki kalabalık tek başına seçim sonucunu belirlemez.
Ancak seçim dönemlerinde ortaya çıkan fotoğraflar da adayların sahadaki karşılığı konusunda önemli mesajlar verir.
Bugün o fotoğrafa baktığımızda Burkay cephesinde yüksek bir katılım görmek mümkün.
Üstelik mesele katılımla da bitmiyor.
Özer Matlı cephesinde şu ana kadar BTSO üyelerini heyecanlandıracak, Bursa ekonomisinin önümüzdeki dönemine yön verecek kapsamlı ve somut bir proje seti de kamuoyunun önüne gelmiş değil.
Bu nedenle seçimin temel tartışması giderek daha fazla proje, vizyon ve güven eksenine oturuyor.
Bir tarafta geçmiş dönemde hayata geçirilmiş büyük ölçekli projeler ve bunların üzerine inşa edilen yeni dönem hedefleri bulunuyor.
Diğer tarafta ise seçim ofisini açmış ancak gerek katılım gerekse proje tarafında henüz beklenen ivmeyi yakalayamamış bir adaylık süreci var.
BTSO üyeleri sandığa gittiğinde son kararı elbette kendileri verecek.
Fakat bugünkü fotoğrafa baktığımızda katılım, proje, vizyon ve oluşturulan güven bakımından İbrahim Burkay’ın belirgin bir avantaj yakaladığını söylemek mümkün.
Seçime kadar dengeler değişir mi, yeni projeler açıklanır mı, sahada farklı bir tablo ortaya çıkar mı, bunu hep birlikte göreceğiz.
Ancak şu anda Bursa iş dünyasının verdiği mesaj oldukça güçlü.
Üye artık söze değil, ortaya konulan işe, projeye ve önündeki gelecek perspektifine bakıyor.

