BM uyarıyor: Dünya “Su İflası” dönemine girdi

Birleşmiş Milletler’in (BM) yayımladığı yeni rapora göre dünya, geri dönülemez sonuçlar doğurabilecek “küresel su iflası” dönemine resmen girmiş durumda. Uzmanlar, artık “su krizi” tanımının yetersiz kaldığını, insanlığın daha kısıtlı bir su gerçekliğine uyum sağlamak zorunda olduğunu vurguluyor.

Dünyanın birçok bölgesi ciddi su sorunlarıyla karşı karşıya. Afganistan’ın başkenti Kabil, suyunun tamamen tükenmesi beklenen ilk modern şehir olma yolunda ilerlerken, Meksika Şehri aşırı yer altı suyu kullanımı nedeniyle her yıl yaklaşık 50 santimetre hızla çöküyor.

ABD’nin güneybatısında ise eyaletler, kuraklık nedeniyle debisi düşen Colorado Nehri’nin sınırlı sularını paylaşmak için sürekli bir mücadele içinde bulunuyor.

BM Üniversitesi tarafından yayımlanan raporda, küresel tablonun artık “su krizi” ya da “su stresi” gibi kavramlarla açıklanamayacak kadar ağır olduğu belirtiliyor.

Kriz Değil, Yeni Bir Gerçeklik

BM Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü Direktörü ve raporun başyazarı Kaveh Madani, “Buna kriz demeye devam edersek, geçici bir durum olduğu izlenimini veririz. Oysa artık kalıcı ve daha kısıtlı bir gerçeklikle karşı karşıyayız” dedi.

Madani’ye göre mevcut şartları iyileştirmek hayati önem taşısa da, toplumların aynı zamanda eskisine göre çok daha sınırlı su kaynaklarıyla yaşamaya uyum sağlaması gerekiyor.

Dünya Suyunu Borçlanarak Tüketiyor

Raporda “su iflası” kavramı şu şekilde tanımlanıyor:
Doğa yağmur ve kar yoluyla bir “gelir” sağlıyor, ancak insanlık bu gelirden daha fazlasını harcıyor.

Nehirler, göller ve yer altı akiferlerinden çekilen su, yenilenme hızının çok üzerine çıkmış durumda. İklim değişikliğinin yol açtığı artan sıcaklıklar ve uzun kuraklık dönemleri ise mevcut kaynakları daha da azaltıyor.

Rakamlar Alarm Veriyor

Raporda yer alan veriler tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor:

Madani, birçok bölgenin artık “hidrolojik kapasitesinin ötesinde yaşadığını” ve eski koşullara dönüşün mümkün olmadığını vurguladı.

Bugün dünya genelinde yaklaşık 4 milyar insan, her yıl en az bir ay ciddi su kıtlığı yaşıyor.

Çözüm İçin Uzun Vadeli Strateji Şart

Raporda, geçici önlemler yerine kalıcı ve yapısal çözümlere geçilmesi çağrısı yapılıyor. Öne çıkan öneriler şöyle:

Araştırmacılar, suyun siyasi ayrışmaların ötesine geçerek, “parçalanmış bir dünyada iş birliği için ortak bir zemin” oluşturabileceğini ifade ediyor.

Uzmanlar ayrıca, iklim değişikliğini sınırlamanın, hem insanlar hem de ekosistemler için yeterli suyun korunmasında belirleyici rol oynadığını vurguluyor.

Exit mobile version