Fransa Açık’ta şampiyon olarak 5 Haziran 2005’te ilk Grand Slam’ini kazandığında 19’uncu yaşına adım atalı iki gün olmuştu. Rafael Nadal geçen hafta, yine bir 5 Haziran’da, aynı turnuvayı 14’üncü kez kazandı. Toplamda 22’nci Grand Slam zaferine ulaştı. Ertesi gün İspanyol gazetesi Marca’nın tüm dünyaya hatırlatacağı gibi 2005’ten 2022’ye; dört farklı ABD başkanı, iki papa, iki İspanya kralı gördük… Bu sürede futbolun en büyükleri Ronaldo ve Messi parlayıp söndü… iPhone’larla tanıştık, sosyal medya hayatımızın odağına yerleşti. Değişmeyen tek şey Nadal ve ardı arkası gelmeyen başarılarıydı…
Geçen yıl sol ayağından yaşadığı sakatlık yüzünden yaklaşık beş ay kortlardan uzak kalmıştı. Hatta 2021 sonunda Novak Djokovic’in yılı dünya 1 numarası olarak tamamlayacağı kesinleşince Sırp raketin yeni zaferlere daha yakın olduğu düşünülüyordu. Ama Nadal sezonun ilk Grand Slam’i Avustralya Açık’ı 2-0 geriden gelip kazandı, tarihi adımı attı. Çünkü bu adım yıllardır mücadele ettiği iki dev tenisçinin önüne geçmesini sağladı. Roger Federer’in de Djokovic’in de Grand Slam sayısı 20’de kaldı, Nadal’ınki 21 olmuştu. 22’nci Grand Slam’den önce, Fransa Açık’ın finalindeyse kendi tenis akademisinden yetişen Casper Ruud ile karşılaştı. Ruud, Nadal ile daha önce birkaç kez akademide antrenman setleri oynadığını, hepsini Nadal’ın kazandığını söylüyordu. Finalde de Nadal, Ruud’a set vermedi, 3-0 kazandı.
