9 Nisan 2026’da Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yapılan oylamayla, tutuklu Mustafa Bozbey’in yerine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili seçildi Şahin Biba.
Açıkçası, o güne kadar kendisini daha çok Büyükşehir İmar Komisyonu Başkanı olarak biliyorduk. İsmini duyuyorduk ama kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim değildi.
Başkanvekilliği görevinin ardından ise Şahin Biba’yı, çalışma tarzını ve yönetim anlayışını daha yakından izleme fırsatı bulduk.
Ve zaman içinde ortaya farklı bir profil çıktı.
Sakin ama kararlı
Şahin Biba’nın en dikkat çeken özelliklerinden biri, soğukkanlı tavrı.
Siyasetin zaman zaman sertleştiği, belediyecilik gündeminin tartışmalarla yoğunlaştığı bir dönemde, daha sakin ve ölçülü bir duruş sergiliyor. Her konuda yüksek sesle konuşmak yerine, meseleyi anlamaya ve çözüm üretmeye odaklanan bir görüntü veriyor.
Bu nedenle Biba için “sakin güç” tanımlaması yapılabilir.
Çünkü sakin olmak, kararsız olmak anlamına gelmiyor.
Tam tersine, karar vermeden önce dinleyen, farklı görüşleri değerlendiren ve ardından adım atan bir yönetim anlayışı ortaya koyuyor.
Mimar gözüyle kent yönetimi
Biba’yı farklı kılan bir başka unsur ise mesleği.
Mimar olması, kent meselelerine bakışında kendisini hissettiriyor.
Ulaşım, imar, yapılaşma, kentsel dönüşüm ve şehir planlaması gibi konulara yalnızca siyasi bir pencereden değil, aynı zamanda teknik bir bakış açısıyla yaklaşması önemli.
Bursa gibi büyüyen ve büyürken ciddi kent sorunlarıyla karşı karşıya kalan bir şehirde bu yaklaşımın karşılığı var.
Çünkü Bursa’nın önündeki sorunların önemli bir bölümü, günü kurtaran kararlarla çözülebilecek meseleler değil.
Bugün alınan bir imar kararının etkisini belki yıllar sonra göreceğiz. Bugün planlanan bir ulaşım projesinin kentin geleceğini nasıl şekillendireceğini yine yıllar gösterecek.
İşte bu noktada teknik bakış ile siyasi iradenin aynı masada buluşması gerekiyor.
Siyasetin ötesinde kent uzlaşısı
Şahin Biba’nın göreve geldiğinden bu yana dikkat çeken bir diğer yönü de ilçe belediye başkanlarıyla kurduğu diyalog.
Burada siyasi parti ayrımı yapmadan, Bursa’nın ortak sorunları üzerinden iletişim kurmaya çalışması önemli.
Gittiği ilçelerde belediye başkanlarıyla bir araya geliyor, sorunları dinliyor ve çözüm noktasında ortak akıl vurgusu yapıyor.
Bunun Bursa açısından önemli olduğunu düşünüyorum.
Çünkü bu kent yalnızca Büyükşehir Belediyesi’nden ibaret değil.
Osmangazi’nin, Yıldırım’ın, Nilüfer’in, Kestel’in, Gürsu’nun, İnegöl’ün, Mudanya’nın ve diğer ilçelerin kendi sorunları var. Ancak bu sorunların önemli bir bölümü birbirinden bağımsız değil.
Ulaşım bir ilçede başlayıp diğerine uzanıyor.
Altyapı sınır tanımıyor.
Çevre sorunları belediye sınırlarında bitmiyor.
Dolayısıyla Bursa’yı yönetirken ilçeler arasında güçlü bir koordinasyon ve diyalog gerekiyor.
Şahin Biba’nın burada “ben yaptım oldu” anlayışından ziyade, birlikte karar verme yaklaşımını öne çıkarması dikkat çekiyor.
Belki de onu farklı kılan asıl nokta bu.
Bursa’nın bugün yüksek sesle tartışmaya değil, sakin ama kararlı bir şekilde ortak akıl üretmeye ihtiyacı var.
Şahin Biba’nın başkanvekilliği sürecinde ortaya koyduğu profil de şimdilik bu ihtiyaca cevap veren bir yönetim anlayışını işaret ediyor.
Elbette zaman gösterecek.
Ancak bugünden bakıldığında Şahin Biba’nın siyasetin gürültüsünden çok kentin ihtiyaçlarına, polemiklerden çok çözüme ve ayrışmadan çok uzlaşıya odaklanan bir profil çizdiğini söylemek mümkün.
Bursa’nın böyle bir yönetime ihtiyacı olduğu da açık.

