Yenişehir’de festival biter, asıl hikâye devam eder

Yenişehir’i son günlerde yalnızca bir festival üzerinden konuşmak haksızlık olur. Çünkü ilçede yaşanan hareketliliğin arkasında müzikten spora, kültürel etkinliklerden tarıma, sanayiden ulaşıma kadar uzanan daha geniş bir tablo var. 11. Uluslararası Altın Biber Festivali ise bu hareketliliğin en görünür yüzü oldu. Festivalin başlangıcındaki 2. Geleneksel Balkan Panayırı, Yenişehir’in kültürel zenginliğini ortaya koyan renkli buluşmalardan biriydi. […]

Yenişehir’i son günlerde yalnızca bir festival üzerinden konuşmak haksızlık olur. Çünkü ilçede yaşanan hareketliliğin arkasında müzikten spora, kültürel etkinliklerden tarıma, sanayiden ulaşıma kadar uzanan daha geniş bir tablo var. 11. Uluslararası Altın Biber Festivali ise bu hareketliliğin en görünür yüzü oldu.

Festivalin başlangıcındaki 2. Geleneksel Balkan Panayırı, Yenişehir’in kültürel zenginliğini ortaya koyan renkli buluşmalardan biriydi. Halk oyunları, Rumeli Ayhan ve DJ Ersin Şen’in performanslarıyla meydanda güzel bir atmosfer oluştu. Balkan kültürünün ilçenin sosyal hayatındaki yeri bir kez daha kendisini gösterdi.

Ardından çocukların heyecanı geldi. Toplu Sünnet Şöleni kapsamında miniklerin üstü açık otobüsle şehir turu yapması, aileleriyle birlikte güzel bir gün yaşamalarını sağladı. Mehter Takımı konseri, hediye takdimleri ve yemek ikramlarıyla devam eden program, festivalin toplumun farklı kesimlerini buluşturan yönünü de ortaya çıkardı.

Sporseverler için ise bisiklet yarışı vardı. 10,5 kilometrelik parkuru 15 dakika 44 saniyede tamamlayan Gökhan Ulutaş, yarışın birincisi oldu. Yenişehir sokaklarında bisiklet heyecanının yaşanması, festival programına farklı bir renk kattı.

Sonra sahneye Cengiz Kurtoğlu çıktı.

Yoğun katılım, Yenişehir halkının bu tür organizasyonlara ilgisini gösterdi. Meydan doldu, şarkılar söylendi, insanlar birkaç saatliğine günlük hayatın temposundan uzaklaştı.

Fakat kalabalık dağıldığında geriye daha önemli bir soru kalıyor:

Festival bittiğinde Yenişehir’in elinde ne kalacak?

Bence asıl mesele burada başlıyor.

Çünkü Yenişehir’in hikâyesi yalnızca konser alanında yazılmıyor. İlçenin en önemli gücü hâlâ toprağı, üreticisi ve tarımsal potansiyeli.

Altın Biber Festivali’nin adını aldığı biber de bunun en somut örneklerinden biri.

Bugün tarımda yalnızca üretmek yeterli değil. Üretimin verimli hale gelmesi, teknolojinin daha fazla kullanılması, maliyetlerin düşürülmesi ve ürünün katma değerinin artırılması gerekiyor.

İşte Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projesi bu noktada önem kazanıyor.

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel ile bir araya gelen Mustafa Varank’ın projeye yönelik destek mesajı da bu nedenle dikkat çekici. Varank, yıllardır gündemde olan Gıda İhtisas OSB’nin ilçeye ciddi bir cazibe kazandıracağını ifade etti.

Tarım ile gıda sanayisinin aynı bölgede daha güçlü şekilde buluşması, Yenişehir açısından önemli bir ekonomik fırsat oluşturabilir. Tarlada yetişen ürünün yalnızca ham madde olarak başka merkezlere gönderilmesi yerine ilçede işlenmesi; üretici, istihdam ve ticaret açısından yeni bir hareketlilik yaratabilir.

Elbette bunun gerçekleşmesi kısa sürede olacak bir iş değil. Altyapıdan yatırıma, planlamadan lojistiğe kadar birçok başlığın birlikte ilerlemesi gerekiyor.

Bir başka önemli başlık ise ulaşım.

Akıllı Kavşak Projesi, Galericiler Sitesi’nin Bursa Yolu bağlantısı, Hanedan Sokak, Karasıl Mahallesi ve Kozdere Yolu Kavşağı’ndaki çalışmalar ilk bakışta bir konser kadar dikkat çekmeyebilir.

Ama vatandaşın hayatına doğrudan dokunan işler çoğu zaman tam da bunlar.

Bir kavşağın düzenlenmesi, bağlantı yolunun iyileştirilmesi veya kırsal mahallelerin ulaşımının kolaylaştırılması; o bölgede yaşayan insan için her gün karşılığı olan bir hizmet.

Bu nedenle Yenişehir’in geleceğini konuşurken yalnızca büyük ve gösterişli projelere bakmamak gerekiyor.

Yenişehir’de son günlerde yaşananları bir arada düşündüğümüzde farklı başlıkların aslında birbirini tamamladığını görüyoruz.

Bir tarafta kültür ve sanat var. Bir tarafta spor ve sosyal yaşam. Diğer tarafta tarım, üretim, sanayi ve ulaşım…

Bunların her biri ilçenin başka bir ihtiyacına karşılık geliyor.

Balkan Panayırı kültürel hafızayı canlı tutuyor. Toplu sünnet şöleni aileleri buluşturuyor. Bisiklet yarışı sporu öne çıkarıyor. Cengiz Kurtoğlu konseri ise ilçenin sosyal hayatına hareket getiriyor.

Tarım ve sanayi tarafında ise daha uzun vadeli bir beklenti bulunuyor.

Yenişehir’in sahip olduğu üretim gücünün daha fazla ekonomik değere dönüşmesi…

Bunun yolu da sadece daha çok üretmekten değil, üretileni işlemekten, markalaştırmaktan ve pazarlamaktan geçiyor.

Belki de ilçenin önündeki en önemli fırsat burada.

Yenişehir’in tarımsal kimliğini kaybetmeden sanayiyle buluşturabilmesi.

Bunu başarabilirse ortaya yalnızca üretim yapan bir ilçe değil, ürettiğini değerlendiren ve bundan daha fazla ekonomik değer oluşturan bir Yenişehir çıkabilir.

Festival ise bu hikâyenin tanıtım tarafında önemli bir rol oynuyor.

Çünkü bir ilçenin kendisini anlatması, dışarıdan insanların gelmesini sağlaması, yerel üretimini ve kültürünü görünür kılması da ekonomik gelişimin bir parçası.

Ama festivalin ışıkları söndüğünde hayat devam ediyor.

Çiftçi tarlasına gidiyor. Esnaf kepengini açıyor. Gençler iş ve gelecek arıyor. Ulaşım ihtiyacı devam ediyor. Yatırım beklentisi sürüyor.

İşte Yenişehir’in gerçek sınavı burada.

Festival birkaç gün sürer, şehir ise her gün yaşar.

Bu yüzden Altın Biber Festivali’ne yalnızca konserler, etkinlikler ve kalabalık üzerinden bakmamak gerekiyor. Festival, Yenişehir’in sahip olduğu değerleri dışarıya göstermek için bir fırsat.

Asıl önemli olan ise bu görünürlüğü kalıcı bir ekonomik ve sosyal kazanıma dönüştürebilmek.

Yenişehir’in bunun için önemli bir avantajı var: Güçlü bir üretim kültürü ve kendine özgü bir ilçe kimliği.

Şimdi mesele, bu iki değeri doğru yatırımlarla buluşturmak.

Altın Biber Festivali biter. Meydan sakinleşir. Stantlar kaldırılır. Konserin sesi kesilir.

Ama Yenişehir’in hikâyesi bitmez.

Asıl hikâye, festivalden sonra başlar.

Exit mobile version