Son yıllarda İznik Gölü’nde yaşanan su kaybının ciddi boyutlara ulaştığına dikkat çekilirken, göl kıyısındaki çekilmenin bazı bölgelerde kilometreleri bulduğu ifade ediliyor. Tartışmaların merkezinde ise göl havzasında faaliyet gösteren sanayi tesislerinin su tüketimi ve çevreye olası etkileri yer alıyor.
Tarım arazileri ve çevre üzerindeki etkiler gündemde
Bursa’nın Orhangazi ilçesi yakınlarında faaliyet gösteren Cargill tesisinin, birinci sınıf mutlak tarım arazisi sınırları içinde ve İznik Gölü’ne yalnızca birkaç kilometre mesafede bulunduğu biliniyor. Bu durum yıllardır çevre örgütleri ve meslek odalarının eleştirilerine konu oluyor.
Çevre savunucuları, mısır nişastası üretimi yapan fabrikanın faaliyetleri sonucu ortaya çıkan atıkların yeraltı sularına karışma riski bulunduğunu ve bunun hem toprağın organik yapısını hem de göl ekosistemini olumsuz etkileyebileceğini dile getiriyor. Uzmanlara göre bu tür kirlilik, gölde alg artışı riskini de büyütebiliyor.
Su tüketimi tartışması
Tesisin ilk ÇED başvurusunda yıllık yaklaşık 1,5 milyon metreküp su kullanımı öngörüldüğünün açıkça belirtildiği ifade edilirken, göl havzasında faaliyet gösteren sanayi tesislerinin toplam su tüketiminin ne kadar olduğunun kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanmadığı eleştirileri de gündeme geliyor.
Bölgedeki çevre platformları, yalnızca tek bir tesisin değil, göl çevresindeki tüm sanayi kuruluşlarının yeraltı suları ve göl havzası üzerindeki etkilerinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini savunuyor.
“Sorumluluk çiftçilere yüklenemez” tepkisi
Tartışmaların odağında ise İznik Gölü’ndeki çekilmenin nedenlerinin yalnızca tarımsal sulamaya bağlanmasının gerçek tabloyu yansıtmadığı görüşü yer alıyor. Çevre örgütleri ve bölgedeki bazı kesimler, gölü besleyen su kaynaklarının sanayi tesisleri tarafından yoğun şekilde kullanıldığını ve bu durumun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlar, iklim değişikliği, kuraklık, tarımsal sulama ve sanayi faaliyetleri gibi birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken, İznik Gölü’nün korunması için havza genelinde kapsamlı ve şeffaf bir su yönetimi politikasının hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

